Gönderi

7/10
·68 syf.··
2020 5. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2020 22:14
Bu 'Stefan Zweig'in ilk okuduğum kitabı oluyor. Kendisine ait kitapları daha yeni kitap raflarıma koydum ve seri şekilde okumaya başladım. Bu kitabında tek isteği sevdiği erkek tarafından görülmek, tanınmak, fark edilmek olan 30 yaşında bir kadının 13 yaşından beri içinde yaşadığı tutku dolu (ki bence hastalıklı tutku) platonik aşkını anlatıyor. "Ama ne tutku be.." diyebileceğiniz tarz da. Kadındaki bu tutkunun bir OKB gibi bir hastalık olduğu apaçık belli. Adamı tekrar tekrar bulup onunla birlikte gece geçirmek ve bir kaç mırıldama dışında hiç bir şey söylememek beni okurken deli etti, çocuğunun ölmesini göz göre göre izleyen bu kadın bir türlü içindeki bu saplantıdan çıkamaması ve çok zengin bir hayatı olmasına rağmen, 3 gündür çocuğunun yatağının içinde ateşler içinde kalıp ölmesi beni rahatsız etti. Burası sadece bana mı rahatsızlık verdi acaba... (OKB, obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan bir ruhsal hastalıktır. Kişinin zihnine girmesine engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir.) Bunun dışında ise bazı yerler de sanki sözcükler hep kendini tekrar ediyordu. Duyguyu alamadığımdan falan mı acaba diye de düşünmüyorum, tek solukta içine daldığım bir hikayeydi. Okumamak için bir bahane bulunmayacağınız çok olmasa da etkileyici ve okumak için sırada olan arkadaşlara o büyük beklentiyi vermeden önerebileceğim bir kitap. İncelemeyi kitaptan bir alıntı ile bitiriyorum. İyi okumalar :) "Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
··1 alıntı·
1.894 Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merhaba, Şeyda Turan https://1000kitap.com/esmagulerr Onur Ertürk Aynı kombinasyonla açılmış ve incelemelerinizi paylaştığınız 3 tane sahte hesaba sahipsiniz anladığım kadarıyla. Eğer bu düşüncemin yanlış olduğunu düşünüyorsanız site yönetiminden IP kontrolü yaptıracağım. Ha yok eğer kanıtlayamazsanız site içinde kendi emeğiyle inceleme yazan bütün arkadaşların hakkını yiyorsunuzdur.
Yahu bunlar ne ki, bu insanlar daha yokken Ali Aydın, İsmail Altunbüker ya da Emirhan Kocademir gibi sahte hesaplı isimlerle uğraşan hep bizdik. Bu isimleri şimdi sadece eskiler hatırlıyor.
Ben de sizin gibi bahsettiğiniz kısımlarda rahatsız olmuştum. Her zaman bu kitabın fazlaca abartıldığını düşünmüşümdür. Ben de kadının bir aşıktan öte adama takıntılı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca çocuğu ölmek üzereyken bile bunu adama söylememesi beni çok sinirlendirmişti. Küçükte olsa çocuğun ölmeden önce babasını görme ihtimalini yok etmişti.
Vedat
Gönderi Sahibi
Teşekkürler, kesinlikle aynı düşüncedeyiz ve buna sevindim
Kesinlikle size katılıyorum ortada bir emek var sonuçta ama gerçekten de okurken içimden de bu kadar da saplantılı bir aşk olmamalı dedim ve kitapta en çok üzüldüğüm bölüm çocuğu ölmesine rağmen hâlâ kendisini hiçbir zaman fark etmeyen adamı düşünüyor olmasıydı
Tebrik ediyorum bu yazarı okumak istiyorum
Vedat
Gönderi Sahibi
"Bu kitap ile başlarsan diğer kitaplarından daha fazla zevk alırsın" diye önerdiler bende size önereyim. Diğerleri ile başlarsan bunda beklentin yüksek olur, bu da hayal kırıklığı verebilir :( Tabii belki...
Ilk defa Stefan Zweig'in bir kitabini okudum.Kitaba inceleme yazacaktim. Inceleme yazmaya cekindim. Ne yazmislar diye acip bi okuyayim dedim. Duygularim tercuman olan sizin incelemenizle karsilastim. Altina imzami atarim🙈
Reklam
Kesinlikle katılıyorum, aşktan ziyade bir tür takıntı hali gibi duruyor kadının durumu ki bu da fazlasıyla üzücü ve rahatsız edici bir his bıraktı okurken..