Mitoloji ile henüz daha lisedeyken, 1994-95 yıllarında, Homeros sayesinde tanışmış ve o günden beridir her dâim özel bir ilgi duymuşumdur. Araştırmalarım derinleştikçe paganizmden ezoterizme, okültizmden sembolizme kadar dayanan bir alan olduğunu ve beşeriyetin her çağ ve coğrafyada kendi mitolojisini yarattığını öğrendim. Tanrılar, tanrıçalar, onların arketipleri, mitoslar, efsaneler, destanlar vs derken, aslında mitolojinin ucu bucağı olmadığına şahit oldum ve hiçbir zaman üzerinde “Mitoloji” veya “Mitolojik bir öğe” yazan kitaplara kayıtsız kalamadım.
Alfa Yayıncılık’ın Ocak’19’da çıkarmaya başladığı bu seri de doğal olarak görür görmez kitaplığıma eklediğim bir seri oldu.
“Angus” serinin ilk kitabı; kendisi “Aengus/Oengus” isimleri ile de anılır ve Kelt Mitolojisi’nin en sevecen, en iyi yürekli ve en yakışıklı tanrısıdır. Gençlik, sevgi ve aşk tanrısı olarak inanılmasının yanında, insanlara düşler dağıttığı için düş tanrısı olarak da anılır. Babası en güçlü tanrı olan Dagda ve annesi kimi kaynaklarda su perisi olarak geçse de çoğunlukla bereket tanrıçası olarak anılan Boann’dır. (Kelt mitolojisi hakkında daha fazla bilgi için, Sn.Erhan Altunay’ın Kelt ve Germen Paganizmi kitabına bakabilirsiniz.)
Kitap, Angus’un nasıl doğup büyüdüğünü bir kısa roman şeklinde anlatırken, aralara girdiler yaparak günümüzde de hala etkisini nasıl sürdürdüğünü gösterecek tarzda öyküler sunmaktadır.
Çok severek okudum, ki zaten Kelt mitolojisi, Yunan mitolojisi kadar gaddar, entrikalı ve nefret dolu olmayan, sevecen ve yumuşak tanrı/tanrıça ve olaylarla kaplı bir inanış olduğu için büyük keyif aldım.
Sevgiyle...
(Dipçe: Kitapta Angus’un kardeşi olan Badb erkek olarak gösterilmiş olsa da, çoğu kaynakta egemenlik ve savaş tanrıçası olarak geçmektedir.)