“Güvey, canımın içi / Gönül
açar güzelliğin, bal gibi tatlı
/ Aslan, canımın içi / Hoştur
güzelliğin, bal gibi tatlı.
Beni esir ettin, titreyerek
önünde durayım / Güvey,
yatak odasına götür beni /
Beni esir ettin, titreyerek
önünde durayım / Aslan, ya-
tak odasına götür beni.
Güvey, benden zevkini aldın
/ Söyle anama, sana tatlılar
verecek / Babam sana ar-
mağanlar verecek / Ruhun,
bilirim ruhunun nerede ne-
şelendiğini / Güvey, şafağa
değin uyu evimizde / Yüre-
ğin, bilirim yüreğinin nerede
sevindiğini / Aslan, şafağa
değin uyu evimizde.
Sen, beni sevdiğin için / Yal-
varırım okşayışlarını ver
bana / Yüce tanrım, yüce ko-
ruyucum / Enlil’in yüreğini
sevindiren Şusin’im / Yalva-
rırım okşayışlarını ver bana.
Senin bal gibi tatlı yerin,
yalvarırım elini onun üstü-
ne koy / Elimi gişban-giysisi
gibi onun üstüne koy / Elimi
gişban giysisi gibi onun üs-
tüne kapa.