Yaşar Kemal - Binboğalar Efsanesi
10/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 18:55
Bu kitap okunduğunda insanın içini lime lime eden bin yıllık, on bin yıllık gelenekleriyle kültürleriyle dört nala uzak asyadan gelip bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketi yurt edinen yörük türkmenlerinin acı hikayesidir. Yaşar Kemal'in destansı anlatımıyla her sayfasıyla zirveye ulaştığı, kızaran gözleri sonlara doğru iyice yaşartan, çaresiz bırakan, karanlıkta bir kibrit çöpünün ışığı gibi umut veren bu kısa roman hiç bitsin istemedim. Gözüm sayfaları çevirirken İNCE MEMED ha geldi ha gelecek dedim. Ustaya bir kez daha hayran kaldım, Yaşar Kemal eli öpülesi büyük adam.... Kalktık Horasan'dan sökün eyledik. Parlar omzumuzda uzun şelfeler. Kurt sürüleri gibi dağıldık dünyaya, yayıldık mağrıptan maşrıka dek. Kırmızı yakut gözlü, uzun boylu atlarımızı Sind suyuna, Nil suyuna sürdük. Memleketler, kaleler, şehirler aldık, devletler kurduk. Harran ovasına, Mezapotamya’ya, Arabistan çölüne, Anadolu’ya, Kafkas dağlarına, geniş Rus bozkırlarına, on bin, yüz bin kara çadırla kartallar gibi indik. Uzun yedi direkli, keçi kılından kara çadırlarımız. Her birisinin içi insan hünerlerinin en büyük, en güzel, en ince renkleri, nakışlarıyla işlenmişti. Ya şelfelerimiz, ya kılıçlarımız, hançerlerimiz, fildişi sapları altın işleme tüfeklerimiz, dibeklerimiz, hırızma gerdanlık, tepeliklerimiz, kilim, keçe, çullarımız. Harran ovasında ceylanlara karışıp semah döndük. Ulu şahinler gibi. Bir aydınlık su gibi bu toprağın üstünden aktık. Geldik Anadolu’da da karşımıza çıktı Kayseri dağı, ulu, temiz, ılımlı, yakışıklı, ışığa batmış. Kırmızı yakut gözlü, uzun boyunlu atlarımız. Harran ovasında, Mezapotamya’da yüz bin ulu kartal konmuş gibi kıl kara çadırlarımız. Binlerce kişi, ceylanla birlikte semah tuttuk üç gün üç gece, kırk gün, kırk gece..."
Edebiyat
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.