Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 28 Nisan 2020 03:26 Yılmaz Güney'in 72-74 yılları arasında Selimiye cezaevinde kaldığı süre içerisinde karısı Fatoş Güney ile mektuplaşmalarından oluşan eserde bolca Yılmaz Güney'in karısına ve çocuğuna olan sevgisine tanıklık ediyoruz. Mektuplarında sıkça düştüğü hatalardan yakınmış ve özeleştirisini vermiştir. Cezaevi yıllarında Güney bolca düşünme vakti bulmuş değişmenin yoluna gitmiştir. Mektubun birinde şunu der; "Bir gün, dünya sineması içinde mütevazı ve saygı değer bir yerimiz olacak. Türkiye sinemasını dünyaya ben ve benim gibi düşünenler götüreceğiz." Dediği gibi de olur. Yılmaz Güney Cannes'te ödül alan ilk Türk olmuştur. Türk sinemasını dünyaya taşımıştır.
Bir sanatçının kişisel dünyasını en iyi tanıyabileceğimiz eserler mektup veya günlüklerdir. Bu mektuplar sayesinde Yılmaz Güney'i daha iyi tanıma fırsatı buldum. Yılmaz Güney severlerinin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.