·312 syf.····Okunma: 10 Mayıs 2019 23:56 Kitabı kısa bir süre önce bitirdim ve hazır tazeyken yazayım, herkese bir fikir oluştursun istedim. - Spoiler içerir aman dikkat...-
Öncelikle kitap biraz elimde süründü, maksimum 4 gün vermiş olmama rağmen biraz daha uzun sürede bitirdim. Ancak yazarın oldukça meşhur olan Fahrenheit 451 kitabı da ince olmasına rağmen elimde sürünmüştü. Yazarın tarzıyla ilgili bir sıkıntı olabileceğini düşünüyorum, zira kitapları aslında oldukça orijinal fikirlerden oluşuyor ama her nasılsa kitap akmıyor ve insan okurken zorlanıyor.
Kitaba gelirsek... Öncelikle kitabı, son sözünde yazarı hakkında yer alan "Ray Bradbury, bizi aynaların yaşama biçimimizi merhametsizce yansıttığı, kendi içimizdeki ve uygarlığımızdaki hataların abartılarak altının çizildiği bir koridora sokar" sözüyle dahi özetleyebiliriz.
Ancak yine de fikir edinmek isteyenler adına (ayrıntısız olsa da bilgi içerdiğinden spoiler gibi olabilir uyarayım) özetlemek istiyorum. Kitap ilk olarak 2030'lu yıllarda başlıyor. İnsanlık, Dünya'nın tabiri caiz ise çivisini çıkarmış ve yaşamak için başka gezegen arayışına girmiştir. Çivisi çıkarılacak yeni şanslı gezegen ise Mars olmuştur. Ancak sorun Mars'ta da yerli halkın var olmasıdır. İnsanlar sürekli olarak Dünya'dan roketler kaldırarak Mars'a gitmeye çalışır ancak Mars'taki halk, insanları bir şekilde ortadan kaldırır. Daha sonra ise başarıya ulaşan son seferde Marslıları telepati yoluyla anlayan bir insan uyarır herkesi; "yapmayın, burayı da yok edeceksiniz Dünyadakilere söyle buraya gelmesinler" der yine de dinletemez kendini. Sonuç olarak insanlar Mars'a gelir ve tabii ki burayı da mahvederler. Kitabın sonu aslında tahmin edilebilir ancak dediğim gibi, insanlar önce Dünyayı mahveder her şeyiyle sonra da Mars'ı. Yazar, kitapta insanların doğasını ve yıkıcılığını anlatır. Nereye, hangi gezegene giderse gitsin insanın tek kabiliyeti mahvetmektir der bize. Haklı valla ne diyeyim.
Bu kitabın yayınlanmasından kısa bir süre sonra yazara asıl ününü kazandıran Fahrenheit 451 yayınlanır. Benim dikkatimi çeken ise Mars Yıllıkları'ndaki Usher II isimli bölümde bu kitaba selam çakılmasıdır. Bu bölümde çivisi çıkan Dünyada kitapların yıllar önce yakıldığından ve Ahlak müfettişlerinin hayal gücünü yasakladığından bahseder. Belki de selam çakmamıştır da bana öyle gelmiştir bilemiyorum ancak kütüphanelerin ve kitapların yakılarak ortadan kaldırılması bana direkt Fahrenheit 451'i hatırlattı.
Kitap hakkındaki incelemem bu şekilde. Uzun ve okuması biraz yorucu bir kitap olsa da konusu ile vermek istediği mesajlar bakımından okunmasını tavsiye edebilirim.
İyi okumalar efenim.