Puan vermedi·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Mayıs 2020 16:03 Sen nasıl bir şeysin sevgili Buzzati.
Yaşamın iç sesini bu kadar cesur izah etmen o kadar harika ki..
Kendi kibrimiz..
Hayata gelişimizde kendimizi hep diğer insanlardan ayrı yerde tutarız; “Benim önemli bir rolüm olmalı! Bir şekilde kahraman olmalıyım!”
Hep bir düşümüz vardır; kahramanın biz olduğumuz, sonunu getirmek istemediğimiz.. “olsa ne güzel olurdu” bile değil “böyle olmalıydı, bu yaşam senaryosunda bir yanlışlık var” demek istediğimiz hayallerimiz; Ya düşmanla savaşırken kahramanca çarpışmış, yaralanmış ve tek hayatta kalan kahraman asker biz olmuşuzdur, ya da ipeksi pelerinimizle kılıcımızı kuşanmış kale surunda poz keserken rüzgar da yalnızca bizi kahramanca göstermek için esiyordur...
Ama bu senaryoda yaşadığımız en acı vaziyeti “beklenenin en beklenmedik vakitte gelmesi.” olarak izah edebilirim. (Bekleneni aşk olarak algılamayın lütfen, hayata karşı beklentilerimizin hiç olmayacak zamanda karşımıza çakmasından bahsediyor sevgili Buzzati.)
Ya da zamanın avucumuzdan akıp gitmesi.. bitmeyecek sandığımız hayata çoktan geç kalışımız..
Ve yalnızlık.. sevgili Buzzati hiç de 3. Sınıf bir kalitede işlememiş yalnızlığı...mesafe ve zamanın “yokluğunuzun üzerini örttüğü” gerçeği altında ezildim sanırım.
Bizzat hayattan bir parça sunmuşsun sevgili Buzzati. Harika serüven için teşekkür ederim.