Gönderi

Bütun alıntılar
12 yaşındaki çocuk füzyon reaktörü yaptı The Guardian’da yayımlanan habere göre, Tennessee’de 12 yaşındaki bir çocuk Ocak 2018’de evin çocuk odasında başarılı bir nükleer tepkime elde edebildi ve böylece bunu başaran en genç kişi olarak tarihe geçti. USA Today’in açıklamasına göre, Open Source Fusor Research Consortium (Açık Kaynaklı Füzyon Araştırma Konsorsiyumu) adındaki nükleer hobi grubu, 2 Şubat’ta Jackson Oswalt’ın bu başarısını onayladı. Şu anda 14 yaşında olan Oswalt içinde nükleer füzyonun gerçekleştiği, yani atomların bölünmediği, birleşerek daha ağır atomlar oluşturduğu plazmayı üreten bir makine yaptı. Hepinizin kafasındaki o bariz sorunun yanıtı: Evet. Nükleer füzyon evinizin bir odasında yapabileceğiniz bir şey. Daha önce hobi projesi olarak başlayan nükleer girişimlere değinmiştik ve birçok insan sırf zevk uğruna reaktör üretiyor. Bunların neredeyse hepsi fizyon değil de füzyon tekniğini kullanıyor. Fizyon için uranyum gibi çok ağır ve kontrollü maddeler kullanılırken füzyon için genelde hidrojenin bulunması gayet kolay olan ultra hafif izotopları (örneğin döteryum) kullanılıyor. Iki hafif atom kaynaştığında açığa çıkan “ağır atom” kendisini oluşturan iki atomdan daha hafif oluyor ve aradaki kütle farkı enerjiye dönüşüyor. Evde füzyon gerçekleştirmek, Oswalt’ın ya da herhangi bir amatörün, çalışması için gerekenden daha fazla güç üreten bir nükleer reaktör yaptığı anlamına gelmiyor elbette. Bu henüz Enerji Bakanlığı’nın bile başaramadığı bir şey. Bu tarz hobi amaçlı reaktörler bir miktar radyasyon oluştursa da meydana gelen füzyon, civardaki kimseye zarar vermeyecek kadar küçük ölçekli. Oswalt’ın yaptığı aygıtı bir bombaya dönüştürmek olanaksız. Fakat Fusor. net’in sıkça sorulan sorular kısmında füzyon tepkimelerinin düzgün biçimde ekranlanmadığı durumlarda “ölümcül” olabileceğine ilişkin uyarı var. Bu tarz füzyon reaktörlerinin temel çalışma ilkesi şöyle: Vakum içindeki hidrojen gazı izotoplarını asılı tutmak için mıknatıslar kullanılıyor, ardından bu atomlara, kaynaşarak helyum oluşturmaları ve süper sıcaklığa çıkmaları için çok miktarda elektrik veriliyor. Füzyonun gerçekten oluştuğunu kanıtlaması için Oswalt’ın döteryum füzyonu sırasında açığa çıkan nötronları göstermesi gerekti. The Guardian’a göre Oswalt’ın reaktörü çalışmak için 50.000 volt elektrik gerektiriyor ve yaklaşık 10.000 dolara mal olmuş. 8 Soyu tükendi sanılan dev arının dönüşü Dünyanın en büyük arısını gözden kaçırmak kolay değil diye düşünebilirsiniz ama Endonezya’da yaşayan, kanat açıklığı 6,4 cm’yi bulan Wallace dev arısı araştırmacılar tarafından 1981’den beri gözlemlenemediğinden soyu tükenmiş sayılıyordu. Ancak bilim insanları bu nadir arıyı Ocak ayında, Maluku Adaları’nda, Endonezya’nın Kuzey Maluku bölgesinde gözlemlediler. Bölgeyi beş gün boyunca dolaşan araştırmacılar tek bir yalnız dişi arı buldular ve bir fotoğrafçı da ilk defa canlı bir Wallace dev arısının (Megachile pluto) fotoğraflarını aktif bir termit tümseğindeki yuvasında çekti. Bu yakalaması zor böceğin alışkanlıklarına ilişkin çok az şey biliniyor. Georgia Üniversitesi Entomoloji Bölümünden araştırmacı Adam Messer, 1984’te Journal of the Kansas Entomological Society dergisinde yayımladığı makalesinde böceklerin koyu renkli gövdesinin yaklaşık 3,5 cm uzunlukta olduğunu ve ağaçlardaki termit yuvalarının içine komünal yuvalar inşa ettiklerini yazmıştı. O tarihten bugüne kadar da devasa arıları doğada görüp belgeleyen başka bilim insanı olmamıştı 9 Akıllı telefon bağımlılığı beyin kimyasını bozuyor İnternet ya da akıllı telefon bağımlılığı teşhisi konmuş genç insanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, bu kişilerin beyninde GABA (gama aminobütrik asit) nörotransmiterinin GIx (glütamat- glütamin) nörotransmiterine olan oranının hatırı sayılır miktarda fazla olduğu görüldü. GABA beyin içi sinyalleri yavaşlatırken GIx beyindeki nöronları elektriksel olarak uyarıyor. İki nörotransmiter arasındaki oran, hastanın bilişsel davranışsal terapi görmesiyle ciddi oranda azalıyor. 14 Nanoparçacıklar kanserle savaşabiliyor Illinois Üniversitesi araştırmacı larının geliştirdiği, ilaç taşıyan küçük nanoparçacıklar, ender görülen kanser kök hücreleriyle mücadele ediyor. Niklosamit adlı ilacı taşıyan parçacıklar sadece kanserli hücrelerde yer alan belli bir proteine bağlanarak, kök hücrenin yayılmasını ya da geri dönmesini önlüyor. 15 Sinirli insanların yanındayken köpekler dudaklarını yalıyor Araştırmacılar, sinirli insan simülasyonlarına maruz bırakıldığında köpeklerin dudaklarını yalayarak tepki verdiğini gördüler. İngiliz ve Brezilyalı araştırmacılar, köpekleri olumlu ve olumsuz davranış sergileyen insanların ve diğer köpeklerin görsel ve işitsel işaretlerine maruz bıraktılar. Bulgular gösteriyor ki köpekler dudak yalama davranışını kızgın köpeklerden çok kızgın insanlarla karşı karşıyayken sergiliyor. Ekip bunun duygusal bilginin davranışsal anlayışını gösterdiğini ve köpek-insan iletişimini kolaylaştırabileceğini öne sürüyor. 15 15 Sinirli insanların yanındayken köpekler dudaklarını yalıyor Araştırmacılar, sinirli insan simülasyonlarına maruz bırakıldığında köpeklerin dudaklarını yalayarak tepki verdiğini gördüler. İngiliz ve Brezilyalı araştırmacılar, köpekleri olumlu ve olumsuz davranış sergileyen insanların ve diğer köpeklerin görsel ve işitsel işaretlerine maruz bıraktılar. Bulgular gösteriyor ki köpekler dudak yalama davranışını kızgın köpeklerden çok kızgın insanlarla karşı karşıyayken sergiliyor. Ekip bunun duygusal bilginin davranışsal anlayışını gösterdiğini ve köpek-insan iletişimini kolaylaştırabileceğini öne sürüyor. Yaşlanma karşıtı proteinler bağışıklık hücrelerine destek olabilir Gladstone Enstitüsünden araştırmacılar SIRT1 adlı yaşlanma önleyici proteinin bir diğer amacını buldular. Yeni tarihli araştırma, sinir dejenerasyonu gibi yaşla ilişkili hastalıklara karşı koruyucu rolü bilinen SIRT1’in, bağışıklık sistemindeki hücreleri de yenilediğini öne sürüyor. Bu sitotoksik T hücreleri virüslerin enfekte ettiği, hasarlı ve hatta kanserli hücreleri öldürüyor ama bunlar yaşlandıkça SIRT1 kaybına uğrayarak daha fazla toksik protein üretmeye başlıyor. Önerilen ilaç tedavileri kaybedilen SIPR1’i yerine koyarak T hücrelerinin ömrünü uzatabilir. 15 Güneş her saniye Dünya’nın her santimetrekaresine 65 milyar adet nötrino yolluyor. 17’ Fotosentez yapan organizmalar, her yıl 170 milyar ton yeni şeker meydana getirir 19 Güneş, Dünya’nın 100 katından daha geniş ve 330.000 kat daha ağır. 21 Titan’ın atmosferi o kadar yoğun ki kanat takıp kollarınızı çırparsanız uydunun yüzeyinde uçabilirsiniz 29 Maddenin dördüncü hali olarak bilinen plazma aynı zamanda evrende en yaygın hal 33 Bakterilerin 4.000, mayanın 6.000, meyve sineklerinin 13.000 ve nematod solucanlarının 18.000 civarı geni var 35 Mermi karıncanın ısırığı, arı sokmasından 30 kat daha fazla acı verir. 55 F-35 uçağındaki işlemci, saniyede 400 milyar işlem yapabiliyor! 73 Karasakal, 1718’de Kraliyet Donanması’yla girdiği çatışmada öldürüldü 87 Pilleri neden ayrıca geri dönüştürüyoruz? Bir pilin ağırlığının %85 kadarını çelik, çinko, manganez ve potasyum gibi metaller oluşturuyor. Geriye kalan %15’iyse kâğıt ve plastik. Fakat geri dönüştürülebilir materyaller arasında kurşun, kadmiyum ve cıva gibi tehlikeli kimyasallar da var. Bunların geri dönüşümü özel donanım gerektiriyor ama buna değiyor. Otomobil akülerinde kullanılan kurşun ve jips (alçıtaşı) tekrar otomobillerde kullanılabiliyor. Evde kullandığımız pillerdeki nikel, metal kaplamada işe yarıyor ve dizüstü bataryalarındaki kobalt yeni elektronik aygıt yapımında kullanılıyor 90 Sabunda mikrop yaşar mı? Bakteriler sabun üstünde yaşayabilse de araştırmalar el yıkama sırasında aktarılmalarının olası olmadığını gösteriyor. Bir deneyde sabun kalıplarına E. Coli ve hastalıklara yol açan diğer bakteriler bulaştırıldı. Sonra katılımcılardan ellerini normal biçimde yıkamaları istendi. Bilim insanları katılımcıların cildinde saptanabilir düzeyde bakteri bulamayınca şu sonuca vardılar: “Rutin el yıkamanın çok az tehlikesi var.” Araştırmacılar hastalıkların yayılmasını önlemek için su ve sabun kullanımını teşvik ediyor. 92 Yeşil çay niye faydalı? Yeşil çay, h ücre hasarını yavaşlattığı ya da önlediği bilinen antioksidanlar bakımından zengin. Bu da vücudu hastalıklara karşı koruyor. Yeşil çay işlemden geçmediği için siyah çaydan daha fazla antioksidan içeriyor ama kilo vermeye ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olduğu iddiaları henüz kanıtlanmış değil. 93 Gergin olduğumuzda niye avuçlarımız terler? Terlemenin birincil amacı vücudu serinletmektir ama stres de bunu tetikleyebilir. Kaygılandığımızda vücudumuz “kaç ya da savaş” moduna geçer, ardından vücudu serinletmek ve kuru avuçlarınızı ıslatarak daha iyi kavrama sağlamak amacıyla ter bezlerini çalıştırır 94 DÜNYADA 400 MILYONDAN FAZLA YETIŞKIN DIYABET HASTASI VAR. 98
Teknoloji
·
147 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.