Gönderi

7/10
·212 syf.·
2019 104. kitabı
Merhaba Her kitabın kapağını açmadan önce okuyucusuyla buluşmasını sağlayan öyküsü vardır. Daha önce tanışmadığım yazarımızı kitap fuarında bir arkadaşın tavsiyeyi üzerine almıştım. Entelektüellerin Hurafeleri. Tezat kavramları içinde barındıran başlık gibi. Çünkü halk arasında “hurafeler” uydurma, boş, garip şeyler manasında olup bilgisiz dediğimiz zümreye hicap olmuştur. O halde entelektüel dediğimiz aydın görünen kesimin hurafesi nasıl olur diye merakla karıştırdığım sayfaların en başında İbrahim Tenekeci gibi bazı yazarlarımıza ithafen “bu kitap onlar olmasaydı yine olurdu, ama böyle olmazdı.” diye teşekkür ettiği satırlara rast gelince “insan bulunduğu bahçenin rengini alır” zannımca kitaba olan merakım ziyadeleşti. İbrahim Paşalı; “Entelektüellerin hurafeleri, halkın hurafelerinden daha zararlıdır. Halkın hurafeleri rengarenk çaputlar ile ortada iken,entelektüellerin hurafeleri kitapların içinde, gazetelerin manşetlerinde renk vermez, mürekkebin karanlığında saklanır.” HURAFEYİ UZAKLARDA ARAMA,TAŞRADA ARAMA... Hepimizin gözleri önüne gelen alegorik hikayeler vardır. Ağaca bez bağlamak falanca bir yerde mum yakmak, kara kedi görüp uğursuz saymak, kurdele yutmak vs vs... Peki tetikte bekleyen okuyucuyu uydurmasyon şeylerle beynini yıkayan her makale, her kaleme alınan yazı okuyucu zehirleyen bir hurafe değil midir ? Öyledir. Araştırılmadan söylenen her söz, doğruluğu ispatlanmamış her fiil gibi. Hatta entelektüel medya hurafecileri bir tuş ile yüzlerce okura ulastığı için daha çok tehlikelidir. Zaten bizler araştırmak yerine falancadan duymuştum, Facebook’ta şöyle yazıyordu, halamın kızı/oğlu da yapmıştı gibi birçok mesnedlere şahit olmuş muyuzdur ? elbette. Kötü niyetli birinden iyi sözler duyacağın zannına neden kapılırsın? Kitap kendisini okuttururken bir yandan araştırma ihtiyacı hissettiriyor. *Birçok konuya değinen yazarımız 3-4 sayfadan oluşan kısa kısa hikayelerde birçok şeyi ifade etmeye çalışmıştır. Kimi zaman okurken Ali Şeriati ve İran’a olan muhabbetinden rahatsız olsam da kavramlar üzerine yoğunlaşırken ilgimi çeken kitaplardan biriydi. İbrahim Paşalı: “ Türkiye’de yıllardır sadece bankaların değil, kavramlarımızın, kitaplarımızın, belgelerimizin ve hatıralarımızın içi de usulsüz işlerle boşaltılmıştır.” diyerek ekliyor. Neydi içi boşaltılanlar özet geçmek gerekirse başta eğitimimiz olmak üzere okullarımız. Yakın tarihte açılan misyonerlik okulları hristiyan bir toplum yetiştirmese de bizzat ecdadına düşman, kindar, her söylenen zehiri yutmuş,kirli sözler iftiralar ile doldurulmuştur. İbrahim Paşalı: “Türkiye hakkında planı olmayan tek ülke,biziz!” Kitap içerisinde en sevdiğim alıntılardan. Elhak. Ne kadar doğru. Nasıl bir oyun ki önce şişirilen sebze ve meyveleri kendi mahsullerimizden üstün tutup talebi arttırıyoruz tekrar bir söyleyişle başka bir zamanda “organik tarıma” yöneliyoruz. Koca karı diye atfedilen şifalı otlarımızı bırakıp ilaçlara yükleniyoruz, sonra tekrar alternatif tıp arıyoruz. Bunlardan da bahsediyor yazarımız.Boynumuz da bir ip bir ileri iki geri diyerek söylenilen yer neresi ise koşuyoruz. Varmak mı asla(!) ne vardığımız, ulaşabildiğimiz bir yol ne de çözümlenmiş bir meselemiz var. Bizler yerimizde saymaktan ibaretiz. Bir de söylenmekten... Kitap hakkında söylenecek şeyler o kadar çok ki... Yazarımız kendisi için “ bu satırların sahibi yıllar önce bir gece yarısı bir radyo stüdyosunda “gece kafirdir” dediği icin Allah’ın mübarek gecesine hakaret ettiği gerekçesiyle dinleyicilerden papara yemiş ol gafil kişidir.” diye bahsediyor. “Kafirin kelime anlamı, örten demektir, gecede kafirdir, her şeyi örter.” diyerek açıklamasınıda iletiyor. Yazarımızın takındığı tavır oldukça farklı. Kelimelerin asıl manalarına ulaşabilmemizin hemfikir olmaktan başka çaresi yoktura getiriyor. Bir alçaltıp bir yükselten bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Hayırla Kalın.
1000Kitap
Entelektüellerin Hurafeleriİbrahim Paşalı · Profil Yayıncılık · 2013662 okunma
··
285 Gösterim
3 Yorum
Kitabı henüz bitirdim kendimce bir inceleme yazmadan önce yazılanlara bir göz gezdireyim istedim de bu incelemeyi görünce yazmama gerek kalmadı diyerek vazgeçtim. Düşündüklerimi ifade etmişsiniz teşekkürler bu güzel inceleme için.
Rica ederim. Biraz yazabileceğim her şey burada olduğu için biraz da sınav dönemime denk geldiği için zaten kitabın hakkını veren bir inceleme var, sen de bu seferlik bunu deneme dedim kendime :)
Çok naif bir yorum en kısa zamanda kitabı temin edeceğim 😊
Vildan
Gönderi Sahibi
Seninkilerden sıra gelirse :)
Türkçe bilmiyoruz. Cidden bilmiyoruz. Çok ilginç bir kitapmış. Nasip olur İnşaAllah okumak 🙂
Vildan
Gönderi Sahibi
Hassasiyet demişken Hocam kitaptan bir alıntı geldi aklıma “ bir gecede kılıçla müslüman olduğunu söyleyenler, bir gecede kılıç zoruyla laik olduğunu söyleyemezler” gibi... yasalar ve hassasiyetler menfaatler doğrultusunda olunca trajikomik olabiliyor. Bu arada tekrardan bayramımız mübarek olsun hocam.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.