·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Mayıs 2020 22:07 Engin Geçtan'la tanışmam "İnsan olmak" adlı kitabıyla oldu.Aslında insan psikolojisiyle ilgili bir kitap olmasına rağmen insanların yaşadıkları problemlere bilimsel birtakım açıklamaların yanında felsefi,bilgece bakış açısı da sunan bir eserdi.O kitaptan sonra yazarın söyleşi kitabi "Seyyar"ı;"Hayat,"Kim Bilir?" ," Zamane" adlı deneme kitaplarını ve "Varoluşçu Psikoterapi "adlı bilimsel eserini okudum.
Yazarın Rastgele Ben adlı eseri," Bir Zamanlar Amerika'da,Dipsiz Kuyuda Yolculuk,La Turchia piu bella(En güzel Türkiye),Matriks ya da Apocalypse Now"başlıklı bölümlerden oluşuyor.
Kitabın,"Bir Zamanlar Amerika'da" başlıklı bölümünde,Engin Geçtan ellili yılların ortalarında genç bir doktorken gittiği Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentindeki bir hastanede intern olarak çalıştığı süreci ve edindiği mesleki deneyimleri anlatıyor.Engin Geçtan Amerika 'da bulunduğu süre içindeki seyahatlerini,farklı ülkelerden meslektaşlarını,Amerika'daki etnik grupları,inanç sistemlerini,yaşam biçimlerini,sanat ve kültür hayatını anlatıyor.
Kitabın, "Dipsiz Kuyuda Yolculuk" başlıklı bölümünde Engin Geçtan psikoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdikten sonra Türkiye'ye gelip Konya'da çalışmaya başlaması ve kendi muayenehanesindeki ilk terapi süreçlerini anlatıyor.Engin Geçtan ,Konya'dan sonra Ankara'ya gidişini,Ankara Ruh Sağlığı Dispanseri'nde ve ODTÜ'de yaptiği çalışmaları;"İnsan Olmak " adlı kitabını yazma sürecini;İstanbul'daki akademik yaşantılarını ve izlenimlerini;dünyanın çeşitli ülkelerinde katıldığı konferans,toplantı ve çalışmalardaki izlenimlerini ve daha pek çok şeyi anlatıyor.
Kitabın "La Turchia piu Bella" (En Güzel Türkiye) başlıklı bölümünde, Engin Geçtan yakın tarihimizde yaşanan birtakım tarihi olaylardan da bahsederek toplumunuzun ve insanımızın psikolojisiyle ilgili birtakım düşüncelerini ve gözlemlerini dile getiriyor.
Kitabın "Matrıks Ya Da Apocalypse Now" başlıklı bölümünde Engin Geçtan, geçmiş yaşantısıyla içinde yaşadığımız dönemi karşılaştırarak matriks kavramı üzerinden kapitalizmin yaratıp şekillendirdiği kapitalist sistemin kendi kendisini kuşatması durumunu anlatıyor.Kapitalizmin insanların yaşantılarında ve psikolojilerinde yarattiğı olumsuzlukları,sistemin insanları kendilerine ve doğaya nasıl yabancılaştırdığını bazı sinema filmlerini de referans vererek açıklıyor.
Yakın zamanda kaybettiğimiz Engin Geçtan'ın bana göre sevenleriyle ve okuyucularla vedalaşma kitabı olan son kitabından bir önceki kitabı "Rastgele Ben"; alanında yetkin bir psikiyatristin psikoloji bilimine, hayata,dünyaya,insanlığa,ülkesine,insanlarına ilişkin yaşantılarını,gözlemlerini,tecrübelerini ve düşüncelerini barındıran bir eser.
Engin Geçtan'ın bu kitabını ve tanıtım yazımda bahsi geçen tüm kitaplarını okumanızı öneririm.
Kitaptan Alıntılar:
"Roman kahramanları onları okuduğunuz anda orada donup kalırlar.Onları unutabilirsiniz ya da canlı kalabilirler,ama artık hep oradadırlar."(s.10)
"...Büyük resmin içinde değerlendirebildiğimizde,karşımıza baskıcı figürler olarak çıkan kişilerin ya da grupların aslında dev bir üst sistemin taşeronları olduğu fark ediliyor..."(s.14)
"...Benim yaşam sevincim yeşermemişse senin yaşam sevincin de körelmeli tavrı,psikolojik faşizmin doğrudan bir ifadesi..."(s.14)
"...Sistem insanı,düz çizgi üzerinde yinelenen ritüelleri yineleyip giderken,çocuk varoluşu her yönde hareket edebilir.Dünya sayısız ilişki ve yaşantı modlarıyla sınırsız bir alandır.Dolayısıyla serüven onu herhangi bir yerde bulabilir..."(s.16)
"...Hani o pencereye konan kuşla ilgili hikaye vardır:Küçük çocuk penceredeki kuşu büyülenmiş bir halde izlerken,babası yaklaşır ve" Bak o bir kırlangıç,"der.Çocuğun yaşamakta olduklarını bilgiye dönüştürüp yaşantısını katlederek..."(s.17)
"Gözlemciden çok katılımcı olduğunuz oranda hikayeniz olur."(s.18)
"...Her yeni deneyimin bir bedeli de var,ama aynı deneyimleri tekrarlayıp durmanın bedeli daha ağır..."(s.57)
"...Çoğu zaman ailenin yanlış üyesi hastaneye yatar..."(s.63)