" O buz gibi, karanlık ve curcunalı şehrin bunaltıcı yalnızlığı bir anda silinip gitmişti; kimsenin tanımadığı ancak öylece durup birilerini bekleten bu tek kişinin varlığı bütün buzları eritebilmişti: Tekrar nefes almak, o demirlerle örülü hapishanenin orta yerinde hayatın aydınlığını hissetmek mümkün olabilmişti. Yalnızlar, kendi içlerine hapsolmuşlar için bunu bilmek, bunu hissedebilmek; korkularından azade olmak adına tutunabilecekleri, sıkıca sarılabilecekleri bir varlığın olduğunu bilmek ne harikuladeydi. Bu varlığın binlerce elin dokunarak kirlettiği, yaşadığı yıllarla birlikte sertleşmiş, yıpranmış bir bedeni olsa dahi fark etmezdi. " Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig