"Namuslu bir insan olduğumun bilinci beynime vuruyor, karakter sahibi oluşum, gönlümü yüce bir duyguyla dolduruyordu: Gemi leşlerinin yüzdüğü bulanık insanlık denizinde bembeyaz bir fenerdim ben."
"Açlık iflahımı kesiyordu; ölmeyi,yok olmayı özledim,duygulandım, ağladım. Sefaletim bitip tükenmek bilmiyordu!"
"Insanın,henüz yaşarken, sadece açlık yüzünden çirkin, korkunç biçimlere girmesi, çok rezil bir şeydi,çok rezil! Içimde o çılgınca öfkeyi yenidem hissettim;son parlayış, son deprenişti bu. Allah'ım, bu surat ne böyle? Memlekette eşi benzeri bulunmayan bir kelle götürüyor, Allah'ım,bir hamalı tuzbuz edecek güçte bir çift yumruk taşıyor ve Kristiania şehrinin göbeğinde, suratım suratlıktan çıkacak kadar açlık çekiyordum! Ne işti bu! "
Norveçli ünlü yazar Knut Hamsun'nın, genclik yıllarında yazar olabilmek için Kristiania şehrinde çektiği açlığı, yaşamak zorunda olduğu sefaleti, bu durumun bedeninde ve ruhunda açtığı derin yaraları okudukça hayrete düşeceksiniz. Yaşanmış bir dramı tüm gerçekliği ile ortaya döküyor Knut. Yaşamak için elinde avucundakini rehin bırakan,yatacak yeri,yiyecek bir dilim ekmeği olmayan ama yine de vazgeçmeyen bir adamın öyküsü... Yaşadığı tüm zorluklara rağmen onurlu ve inançlı bir adam olmaktan vazgeçmeyen, işlediği günah olursa bunu onuruna yediremeyen gerekirse kendi kendini cezalandıran onurlu bir adamın öyküsü... Knut'un da dediği gibi bulanık insan denizinde parlayan bir fener kendisi...
Knut Hamsun'nın hayatını anlatan ve onu üne kavuşturan en büyük romanı "Açlık" okurken yaşadığınız hayata ve sahip olduklarınıza şükretmeniz gerektiğini gösterecek size.
Keyifle okumanızı dilerim :) AçlıkKnut Hamsun