Kitap insanı içine çekiyor adeta. Farklı sebeplerden delirmiş onlarca kadını bir yandan nasıl ya diyorsun diğer yandan bir kadının aslında delirmesinin bu dünyada çokta zor olmadığını anlıyorsun. Benim kitapta dikkatimi üç şey çekti. Birincisi yazım açısından tüm hikâyelerde çok fazla tekrara yer verilmişti. Evet insan delirince bazı kelimeler diline peleseng oluyor ama tüm delilerde bu şekilde delirmiyor bence. Ikincisi ise deliren kadınların hikâyeleri bana daha çok Ïstanbul özelini hatırlattı. Yani anadoluda ki insan sanki bu delirmeleri anlamayabilir onlar belki daha farklı sebeplerden deliriyor yada bu kadar delirdiğinde aile tarafından bir şekilde baskılanıyor. Gerekirse bir yere dahi kitliyorlar. Bu normalde çok uç birşey kimsenin hakkı yok diyebiliriz ama (spoiler vermek gibi olmasında ) bir başkasının çocuğunu öldürmekten daha güvenli sanki. Bir metropolde delirdiğinde bile yalnızsın anlaşılan. Üçüncü dikkatimi çeken ise çizimler. Yani zor bir kitap evet ama insan bi nebzede olsa empati kurmaya anlamaya gayret ediyor lâkin çizimler anlatılmaz yürek göz dayanmıyor.