DirilişLev Tolstoy
Okudukça kendini yavaş yavaş sevdiren bir kitaptı benim için. Sonlara doğru beğenim artarak okumaya devam ettim.
Diriliş, içinde bir nebze olsun merhamet bulunan fakat bu merhametin; ruhunun çok derinliklerinde saklı kalmış olan bir adamın konu olduğu roman. Adalet sisteminin, insanların vicdanının çok güzel ve haklı bir şekilde eleştirildiği romanı çok sevdim. Yazar; Prens'in, tesadüfi bir karşılaşma sonrasında, zamanında vicdansızca bir davranışta bulunduğu genç kadına karşı ortaya çıkan suçluluk duygusunun, vicdani azabın getirdigi sorumluluğu üstlenmesi ve bunu üstlenirken yaşadığı zorlukları cok güzel anlatmış.
Rusya'da zengin, üst tabaka olan kesimin bencilce, rahat yaşayışlarının yerildiği, köylü halkın, zindanlardaki esirlerin (içlerinde suçsuz yere yatmakta olanların da bulunduğu ) uğradığı haksızlığın, kendilerine karşı olan insanlık dışı muamelelerin anlatıldığı bir roman.
Prens'in herşeyi, her zaman apaçık gördüğü halde nasıl bunca zaman bütün bu yanlışların ona doğru göründüğünü düşünerek doğru yolu bulmaya, vicdani yükünü hafifletmek için maddi olarak da malvarlığını ortaya koyduğunu işliyor Tolstoy.
Ben severek okudum, okumamış olanlara tavsiye ediyorum. İyi okumalar diliyorum.