Duras'ın yorumladığım ikinci kitabı. Farklı bir dil. Geniş zamanda anlatım. Sıkıştığında orijinal diyaloglar. Geçişler nerdeyse düşsel. Tepeden bakış tıpkı kamera gibi. Anlatıcı da zaten büyük bir senaryo yazarı olan #margueriteduras .
Romanı yazmadan önce 1984 yılında 'Çocuklar' adıyla filmini yapmış. Yazması gerektiğini, bazı yerlerin sinemada anlatılamayacağını söylemiş. Vietnam doğumlu olan yazar Marguerite Duras (1914-198) 'ın çocukluğu ve gençliği Doğu'daki bu ülkede geçmiş ve sanırım bu yüzden yazımında şiirsel hava ve mistik kokular var.
İşsiz, tembel İtalyan baba ile umarsız Polonyalı annenin yedi çocuğundan en büyükleri Ernesto ile Jean baş karakterler. Ülkelerinden sürüklenerek gelmiş cahil bu ebeveynlerin keşfettikleri büyük oğullarının dehasıyla başa çıkma çabaları, çocuklarını terketme hevesleri fakat yapamamaları karşısında geliştirdikleri kimi zaman kayıtsızlık kimi zaman hayata tutunma istekleri, acılar içinde yoğurulan tutkular.
Ve "Acı hayatımın en önemli şeylerinden biri, Yazı sözcüğü yeterli değil.." diyebilen Marguerite Duras başrolde. Yazara ısınmaya başladım ve sanırım ACI adlı romanıyla devam edeceğim.