Gönderi

Bütün Alıntılar
Bilimkurgunun sıkça başvurduğu “çılgın bilim insanı” temasının aksine, kendini bilime adamış insanların amacı dünyayı ele geçirmek değil insanlığa faydalı bir buluş bırakmaktır. 3 EINSTEIN BİR KEZ DAHA HAKLI! Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan bir makalede, Samanyolu’nun merkezindeki kara deliğin etrafında dönen S2 adlı yıldı- zın, Einstein’ın genel görelilik teorisini doğruladığı açıklandı. Daha önce Merkür’ün yörünge hareketini açıklamayı başaran teori, ilk defa bu kadar güçlü bir kütle çekim ortamında doğ- rulanmış oldu. Teori, büyük küt- leli gökcisimlerinin etrafındaki cisimlerin, eliptik bir yörünge çizeceğini öngörüyordu. Bu yö- rüngenin de sabit kalamayaca- ğı ve merkez etrafında dönerek papatya yapraklarına benzer bir şekil çizeceği düşünülü- yordu. Yeni keşif, bu öngörüye birebir uyarak teoriyi bir kez daha doğrulamış oldu 10 KUANTUM TEKNOLOJİSİNDE DEV ADIM Kuantum bilgisayarların çalışmaları için gereken sıcaklıkların korunabilmesi büyük maliyetler gerektiriyor. Çünkü bu bilgisayarlar, yalnızca 0 kelvine (–273,15 °Celsius) çok yakın olan sıcaklıklarda çalışabiliyor. Mutlak sıfıra bu kadar yakın bir sıcaklıkta kalmaları için mil- yonlarca dolar değerinde soğutma sistemleri gerekiyor. Bu soruna çözüm olarak, Nature dergisinde yayımlanan bir makalede, kuantum bilgisa- yarların çalışabileceği sıcaklığı 15 kat artırarak 0.1 kelvinden 1.5 kelvine çıkaran yeni bir yön- temin keşfedildiği belirtildi. Bu her ne kadar küçük bir değişim gibi görülse de yeni sıcaklık; milyonlarca dolarlık soğutma sistemleri yerine birkaç bin dolarlık sistemlerle bile korunabi- lecek seviyede olduğundan, bu gelişme son derece önemli bir adım 10 BÖCEKLER HIZLA YOK OLUYOR Tam 1700 bölgeyi kapsa- yan 166 adet uzun dönemli araştırmadan elde edilen sonuçların birleştirilme- siyle, 1990’lardan beri dünyadaki böcek sayısının yaklaşık %25 oranında azaldığı ortaya kondu. Science dergisinde ya- yımlanan makaleye göre, böceklerin bu hızlı yok oluşunun ardında yatan en büyük etken, insanlar tarafından çiftçilik ve şe- hirleşme nedeniyle doğal habitatların yok edilmesi. Böcekler, polenleşmedeki rolleri, doğada geri dönü- şümü sağlamaları ve diğer canlılar tarafından önemli bir besin kaynağı olmaları nedeniyle ekosistemler için son derece önemli; dolayısıyla bu yok oluşun durdurulması bir hayli kritik. 10 YAŞLANMAYI YAVAŞLATAN MOLEKÜL DNA’yı korumakla görevli olan tel o- merlerin, hücre her bölündüğünde giderek küçüldüğü ve sonrasında yok olarak hücreyi korunmasız bı- raktığı, yaşlanmanın da bu nedenle gerçekleştiği biliniyor. Dolayısıyla telomerlerin küçülmesinin durdurul- ması, yaşlılığın getirdiği sorunların çözümünde önemli rol oynayabilir. Cell Stem Cell dergisinde ya- yımlanan makalede, 100 binden fazla kimyasal üzerinde çalışıldı ve BCH001 adlı kimyasalın, PAPD5 enzimini bloke ederek telomerleri koruyan telomeraz enziminin aktivi- tesini artırdığını ve böylece telo- merlerin küçülmesini durdurduğu görüldü. Bu keşfin hücre yenilenme- sini sağlayacak ilaçların gelişiminde kritik bir adım olduğu düşünülüyor 12 BAKTERİLER VE HAFIZA Bakteri komünleri üzerinde yapılan bir araştırmada, hafıza oluşumuna dair gözlemler yapıldı. Cell System dergisinde yayımlanan makalede, ışıkla uyarılan bakte- ri topluluklarının, saatler sonra bile bu etkiyi hatırladık- ları ve davranışlarının buna göre şekillendiği keşfedildi. Temelinde membrandaki potansiyel farkının yattığı bu etki-tepki mekanizması, beynimizdeki nöronların hafıza oluşturma ve hatırlama süreçlerinde de kritik rol oynuyor. Bakteri komünleri ve nöronlar arasındaki bu benzerlik, bilim insanlarının ilgisini çeken bir konu. Dahası, bakteri topluluklarının bu hafıza kabiliyetinden yararlanıp hesaplamalı biyoloji alanında yeni teknoloji- lere imza atılabilir 14 DEV BİR YILDIZIN İÇİNDEKİ NEON, YILDIZ ÇEKİRDE- ĞİNDEKİ ELEKTRONLARI YİYEREK TÜKETEBİLİYOR. 22 hidrokarbon sızıntılarında yaşaya- şan mikroplar olmasaydı, okyanuslar petrol ve yağla dolu olacaktı. 23 50 yıl önce 24 Nisan tarihinde Çin’in ilk uydusu uzaya fırlatıl- mış ve bu tarih, ülkenin “Uzay Günü” ilan edilmişti. Bu yıl aynı tarihte, ülkenin ilk Mars göre- vinde kullanılacak uzay aracına “Tianwen” adı verildiği duyu- ruldu. Çin Ulusal Uzay Dairesi (CNSA) tarafından verilen bilgi- lere göre bu isim “Gökteki ger- çeği arayış” anlamına geliyor. 30 NÖROBİLİM ALANINDA GERÇEKLEŞ- TİRİLEN ÇALIŞMALAR, BİRDEN FAZLA LİSANA HAKİM OLMANIN BEYİN YAPI- SINI ETKİLEDİĞİNİ GÖSTERİYOR 33 KARANTİNA GÜNLERİNİN NÜFUSU ARTI YÖNDE ETKİLEYECEĞİ YÖNÜNDE- Kİ ÖNGÖRÜLERİN AKSİNE, KISA SÜRE ÖNCE YAPILAN BİR ANKETTE GÖRÜŞÜ- LEN KİŞİLERİN EN AZ %80’İ, COVID-19 KRİZİ SIRASINDA ÇOCUK YAPMAYI DÜ- ŞÜNMEDİKLERİNİ BELİRTTİ. 43 Ölümsüz HeLa hücreleri, sahibinin rızası alınmadan on yıllar boyunca bilimsel araştırmalarda kullanıldı. 59 Bir nebulanın dünyasını araştırmak, genel anlamıyla kozmos hakkında şaşırtıcı ve öğretici bir anlayışa sahip olmamızı sağlar. 66 Çapı Samanyolu’nun 2,5 katı olan ve Samanyolu’ndan 10 kat fazla yıldız içeren UGC 2885 galaksisi, yakın evrende bilinen en büyük sarmal galaksilerden biri. Ancak burada gözümüzle gördüğümüzden fazlası var: Görünmez karanlık madde, UGC 2885’in kütlesinin yüzde 85’ini oluşturuyor. Vera Rubin bu gizemli madde üzerinde çalışırken bu galaksideki karanlık maddeyi keşfetti. 70 1978’de ilk Küresel Konumlama Sistemi (GPS) uydusu gönderildi. Dünya üzerindeki bir noktanın enlem ve boylamını birkaç milimetreye kadar doğru olarak belirlemek için, dört uydunun daha gönderilmesi gerekiyordu. 84 1918’de John Deere’in traktörü icat etmesi ile beraber tarla sürmek büyük bir hızla yayılan bir pratik haline dönüştü. 89 Melodik Karpuzlar Karpuzun yüzeyin- deki moleküller bir araya toplanmıştır ve vurulduğunda da- ğılırlar bu da ses dalgaları üretir. İyi bir karpuz eşit hava kabarcıkları bulundurmaz ve dü- şük sesle tınlar, bu da karpuzun yo- ğun ve olgun olduğu anlamına gelir. Bu yüzden almadan önce karpuza vurarak kontrol ederiz. 92 Sonik Cips Patateslerde ton- larca nişasta hücresi var. Kı- zartıldığında bu hücreler kuru ve gevrek olur. Bir tane cips çok fazla bir araya getirilmiş hücre içerir. Bütün gevreği ısırdığı- nızda bu kuvvet saniyede binlerce küçük kopma yara- tır bu da o özel çıtırtıya neden olur. 92 Patlayan patlamış mısırlar Çekirdek pişerken nişasta genişler. Bu büyüme mısırı dışarı doğru iter, bu da basınç oluş- turur, basınç giderek artınca bir süre sonta nişasta dış kabuğu atar ve çekirdekteki su bu- harının çıkışına izin vermek zorunda kalır. Sıv ı böylece dışarı kaçtığında da o meşhur pat sesi çıkar. 92 AĞAÇ KABUKLARI NEDEN FARKLIDIR? Kısa cevap Savunma nedeniyle Ağaç kabukları aslında böceklere, parazit bitkilere ve otçul canlılara karşı geliştirilmiş bir savunma mekanizmasıdır. Kayın ağa- cının düz kabukları böceklerin ve sarmaşıkların kendisine tırmanmasını güçleştirir. Fa- kat ağaç, yüzeyini pürüzsüz tutabilmek için kabuğunu çok yavaş büyütmelidir. Bu neden- le kopan dalların olduğu yerler gibi hasarlı bölgeleri daha ya- vaş onarabilir, büyüme oranı da daha az olur. Meşe ağaçlarının kabukları ise kayına göre dört kat hızlı büyür. Böylece meşe ağaçla- rı kendini çok hızlı onarabilir, nemi daha çok tutabilir. Böyle- ce meşe ağaçları kuru Akdeniz ikliminde bile hayatta kalabilir. Fakat bu hızlı büyüme nede- niyle ağaç kabukları kıvrılır, çatlar ve böcekler için tutuna- bilecekleri bölgeler oluşturur. Bu durumun önüne geçmek için meşe ağaçları, metabolik kaynaklarının daha büyük bir kısmını tanen üreterek kabuk- larını böcekler için tatsız hale getirmeye harcar. Huş ağacı gibi çok nemli or- tamlarda yaşayan ağaçlar, sü- rekli döktükleri çok ince kabuk- lara sahiptirler. Bunun nedeni likenlere ve yosun istilalarına karşı çok açık olmalarıdır, ka- buklarını dökerek bu parazit- lerden sık sık kurtulma imkânı yakalarlar. 95
Bilim
·
85 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.