Puan vermedi·319 syf.····Okunma: 06 Haziran 2020 00:59 Peyami Safa’nın yazdığı bu roman gerçekten de psikolojik anlamda yazılmış romanların en başarılı örneklerindendir. Yazar iç konuşmaları, geri dönüşleri ve olağanüstü olayları güzel harmanlamış. Başladığımda kitabın bu kadar ilgimi celbedeceğini düşünmemiştim ama okudukça bir şekilde sizi olaya dahil ediyor. Bu öyle bir dahil ediş ki kendinizi olayları izlerken ve yorumlarken buluyorsunuz.
Yazarımız aynı zamanda çağımızın hastalıklarından da bahsetmiş. Hastalık dediysem tıp terimlerindeki gibi bir hastalık değil bu. Daha çok insanın beyninde meydana gelen günümüzde hala körü körüne devam eden hastalıklı anlayışlara ışık tutmuş. Onlar hakkında kendi düşündüklerini de aktarmış.
Ferit isimli figürümüz etrafında dönen olağanüstü olayları şaşkınlıkla karşılar ve biraz da babasından kalma bir mirasla olan biteni dalgaya alır. Ancak sonrasında mutlaka Peyami Safa tarafından doğru yola iletilir. Zaten Peyami Safa’nın romanlarının figüratif kadrosunu genelde iki dala ayırabiliriz. Birincisi doğru yolu bulamayan ve asi çıkıp kahrolanlar bir de doğru yola iletilenler ve sonunda refahı bulanlar. Bir üçüncü grup olacaksa bu da yol göstericiler olabilir.
Ayrıca Matmazel’in hayatında istediği hiçbir şeyin gerçekleşmeyişi çok fenaydı. Böyle bir hayata başlangıçtan sonra insanın hiçbir şey istemeyip Ada’da kendini odaya kapatması mümkün geliyor sahiden de. Ama hala uzak bir fikir sanırım.
Kitabın bende bıraktığı iz gayet güzeldi. Bittiğinde hikayenin tamamlanmış olduğunu hissettim ama bazen bazı filmlerin ve bazı kitapların daha da ilerisini görmek isteriz; tadının kaçacağını bile bile, belki onlardan birisi olabilir bu kitap.
Keyifli okumalar dilerim.