Gönderi

Bu Gece Ben de Anket Yapmak İstedim
0-365 sayıları arasından (365 dahil) bir tane seçin ben de size hadisi şerif, ayeti kerime ve malumat hediye edeyim. HAYIRLI GECELER 🌷
Anket
·
69 Gösterim
47 Yorum
Öne Çıkan Yorum
47
UHUD SAVAŞI Ayet: "Allah size yaptığı yardım vaadini gerçekleştirdi: O'nun izni ile o düşmanlarınızı kırıp geçiriyordunuz. Allah'ın, size arzuladığınız galibiyeti göstermesine kadar, böylece bu vaad yerine geldi. Ama sonra siz is yan ettiniz, verilen emir hakkında çekiştiniz, yılgınlık gösterdiniz. O es nada kiminiz dünya menfaatini istiyordu, kiminiz âhiret mükâfatını. Son- ra Allah sizi denemek için, onlara karşı size verdiği desteği geri çekti, bozguna uğradınız. Bununla beraber sizin kusurlarınızı bağışladı da! Za ten Allah müminlere bol lütuf ve inayet sahibidir." (Al-i İmran; 152) Hadis: "Uhut'da şehid olan kardeşleriniz var ya! Allah, onların ruhla rına yeşil kuşların içine koydu. Bunlar cennetin nehirlerine giden, cennet meyvelerinden yiyen ve Arşın gölgesine asılmış altından kandillere girip istirahat eden kuşlardır. Şehidler böylece güzel güzel yiyip içip dinlenin ce şöyle dediler: 'Kardeşlerimize bizden kim haber götürecek ve bildirecek ki bizler cennette dirileriz, rızıklanıyoruz? Bu haber gitmeli ki onlar cennete karşı isteksiz olmasınlar ve harpte korkak davransınlar!' Al lah onlara cevaben: 'Sizin haberinizi ben duyuracağım' buyurdu ve şu ayeti indirdi: 'Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın bilakis onlar Rableri katında diridirler. Allah'ın bol nimetinden onlara verdiği evler- le sevinç içinde rızıklanırlar. Arkalarından kendilerine ulaşmayan kimse- lere kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini mujde etmek isterler. (Al-i Imran, 169)" (İbn Abbas'tan) Hikâye: Uhud Savaşı Uhud Savaşı, o devrin âdeti üzerine meydanda teke tek çarpışma ile başladı. Kureyş'in bayrağını taşıyan Abdüddâr oğullarından ortaya çıkan 9 kişi birer birer Müslümanlar tarafından öldürüldü. Resûlullah (sav) elindeki kılıcı göstererek: "Hakkını ödemek şartıyla bu kılıcı kim ister?"diye sordu. Ensârdan Ebû Dücâne: "Bunun hakkı nedir, Ya Resûlullah?" dive sordu. Resûlullah (sav): "Eğilip bükülünceye kadar düşmanla savaş- mak" diye cevap verdi. Ebû Dücâne bu şartla aldığı kılıçla düşman üze rine saldırdı, müşrik safları arasına girdi. Hamza, Ali, Sa'd b. Ebi Vakkâs, Ebû Dücâne gibi kahramanların hücûmlarıyla savaşın ilk anında 20'den fazla ölü veren Kureyş, bozguna uğramış, sağ ve sol kanat geri çekilmiş, def çalarak Kureyşlileri savaşa teşvik eden kadınlar, feryadlar kopararak yüksek tepelere kaçmışlardı. Iman kuvveti karşısında sayı ve malzeme üstünlüğü işe yaramamış, müş rikler kaçmaya başlamışlardı. Ancak ne var ki, Uhud Savaşı başladığı gibi bitmeyecek, Resulullah'ın sözünden çıkarak ganimet toplamak için yerlerinden ayrılan askerlerin bulunduğu geçide varan Halid b. Velid komutasındaki grup, Müslüman- ları hiç ummadıkları bir anda zaferden uzaklaştıracaktı.
189
BİRLİK VE BERABERLİK Ayet: "Hepiniz birden Allah'ın ipine (İslâm'a) sarılın, asla ayrılmayın. (Al-i Imrân; 103) Hadis: "Size birlik halinde bulunmanızı tavsiye eder; ayrılıp dağılmaktan şiddetle kaçınmanızı isterim. Zira şeytan, yalnız başına yaşayan insana yakın olup, beraber bulunan iki kişiden uzaktır. Kim Cennet'in ta ortasında yaşamak isterse, toplu halde bulunmaya baksın." (Tirmizi, Fiten, 7) Hikâye: Kardeşlik, Birlik, Beraberlik... Bizleri bir gaye için yaratıp yaşatan, dünya denilen imtihan meydanına getiren Yüce Allah; mü'minlerin birbirleriyle kardeş olduklarını, kardeşler arasında dargınlığın giderilmesini, birlik ve beraberliğin korunmasını, barışın sağlanmasını, Allah'a karşı gelmekten sakınılmasını, ancak bu şekilde Allah'ın rahmetine nail olunacağını haber vermektedir. Kardeşlik, birlik, beraberlik, sevgi, şefkat, yardımlaşma, eşitlik, ahlak, fazilet, güven ve samimiyeti esas alan İslam'a inanıp gönül vermiş kişiler olarak, kin, nefret, ihtiras, buğz duygularını, olur-olmaz işlerden dolayı dargınlığı, kızgınlığı, kırgınlığı yok edip, İslâm kardeşliğinin gereklerini yerine getirmeliyiz. Bunu her konuda hareket ve davranışlarımızla ispat etmeliyiz. Bu da toplum içinde aramıza fitne ve fesat çıkarmaya çalışanlara fırsat vermemek, daima birlik ve beraberlik içinde hareket etmekle olur. müslümanı müslümana düşürmek, nifak çıkarmak, bölmek, parçalamak düşmanlık etmek, dargınlık, kırgınlık, kızgınlık içindekamplara bölünmek ilahi emir ve tavsiyelere karşı gelmek, onlara isyan etmektir. Bu, Islam kardeşliğine uymadığı gibi, hiçbir mümine de yakışmaz.
Ne güzel bir düşünce iyi etmişsin kardeşim 💫 bende 48 diyeyim okul numaramdı bakalım neler çıkacak :-)
HENDEK SAVAŞI Ayet: "O vakit onlar hem üstünüzden, hem altınızdan size gelmişlerdi. O zaman gözler yılmış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı ve siz Allah'a karşı türlü zanlarda bulunuyordunuz, işte orada müminler imtihana uğratılmıştı. Şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı..." (Ahzab; 10-11) Hadis: "Resûlullah (sav) Hendek'e gitti. Gördü ki Muhacir ve Ensar soğuk bir sabah vakti hendek kazıyorlar. Onları vuran yorgunluk ve açlıklarını görünce terennüm ettiler: "Ey Allah'ım! Gerçek hayat ahiret hayatıdır. Ensar ve muhaciri mağfiret buyur!" Çalışanlar da ona şöyle mukabele etti ler: "Biz Muhammed'e biat edenleriz. Hayatta kaldıkça cihad gayemiz." (Enes b. Malik) Hikâye: Hendek'teki Kaya Hz. Cabir (ra) anlatıyor: "Selman-ı Farisi çok iyi hendek kazardı. Arkadaşları ile kendisine ayrılan yeri kazarlarken, çok sert ve büyük, beyaz bir kaya ile karşılaştılar. Kırmak için çok uğraştılar fakat kıramadılar. Hazret-i Selman, Peygamberimizin huzuruna varıp; "Anam-babam. canım sana feda olsun ya Resûlullah! Hendeği kazarken sert bir kayaya rastladık. Demirden yapılmış bütün aletlerimiz kırıldığı halde, yerinden bile oynatamadık" diyerek, durumu arz etti. Efendimiz, oraya gelip balyoz istediler. Oradaki ashab-ı kiram da neticeyi merakla bekliyorlardı. Efendimiz, "Bismillahirrahmanirrahim" diye rek, balyozu kaldırıp, kayaya öyle bir vurdular ki, bu çarpmadan, her ta rafi aydınlatan bir şimşek çaktı ve kayadan bir parça koptu. Resul-i ekrem efendimiz; "Allahu Ekber!" diyerek tekbir getirdiler. Bu nu işiten ashab da tekbir getirdi. Sonra ikince defa balyozu vurdular. Yine kayadan parçalar koptu. Sevgili Peygamberimiz yine; "Allahu ekber!" diyerek tekbir getirdi Bunu ashab-ı kiram takip etti. Balyoz üçüncü defa indiğinde, her taraf aydınlatan bir şimşek daha çakmış ve kaya parça parça olmuştu
1 yanıtı göster
Bu yorum görüntülenemiyor
YÜZ ÇEVİRMEK Ayet: "Kim Resul'e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmis olur kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik. (Nisa; 80) Hadis: "Pahalanması için, kim bir yiyecek maddesini kırk gün saklarsa o, Allah'tan yüz çevirmiştir, Allah da ondan yüz çevirmiştir." (İbnu Ömer) Hikâye: En Yüksek Bina Bir gün Resûlullah (sav) yanında biz olduğumuz halde (gezintiye) çıktı. Derken, etrafındaki binalara rağmen (daha yüksek olduğu için) sivri len bir kubbe gördü: "Bu da ne?" diye sordu. "Ensardan falancaya ait" dendi. Resûlullah (sav) sükût buyurdu, ancak binaya karşı içinden hoş nutsuz olmuştu. Bir müddet sonra, sahibi geldi. Hz. Peygamber'e (sav) cemaatin için de selam verdi. Resûlullah (sav) yüzünü çevirdi ve selamını almadı. Tekrar tekrar selam verdi ise de aynı şekilde davranarak selamını al madı. Adam anladı ki Resûlullah (sav) kendisine kızgındır ve yüz çevirmektedir. Durumu arkadaşlarına açarak: "Allah'a kasem olsun, Resûlullah'ın (sav) bakışını iyi bulmuyorum. Hakkımda ne olup bitti, bilmiyorum da!" dedi. Kendisine: "Gezinirken kubbeni gördü. 'Bu kimin?' dedi. Sana ait olduğu nu haber verdik" dediler. Adam hemen dönüp, kubbesini yıktı, öyle ki yerle bir etti. Resulullah (sav) bir başka gün yine gezintiye çıktı. Kubbeyi göremeyince: "Kubbeye ne oldu?" diye sordu. Kubbe sahibiyle olup biten geliş meler haber verildi. Bunun üzerine Resulullah (sav) "Bilin ki, zaruri ol mayan her bina, sahibine bir vebaldir" buyurdu.
Reklam
317
CASUSLUK Ayet: "Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın.)" (Hucurat; 12) Hadis: Resûlullah (sav) bir seferde idi, müşriklerden bir casus gelip, ashabinin yanında bir müddet oturup konuştu. Sonra gitti. Resûlullah (sav): "O bir casustur, arayıp bulun ve öldürün" diye emretti. ( Seleme İbnu'l-Ekva, Kütüb-ü Sitte, 1118) Hikâye: Casusun İmanı Resulullah (sav), Furat Ibn Hayyan'ın öldürülmesini emretti. Bu adam Ebû Süfyan'ın casusu ve aynı zamanda Ensar'dan bir zatın müttefiki idi. Derken o. Ensar'dan müteşekkil bir halkaya uğradı ve: "Ben Müslüma nim!" dedi. Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resulü! Furat ibn Hayyan Ben Müslümanım' diyor!" denildi. Resûlullah (sav) da: "Sizden bir kısım erkekler var. Kendilerini (dilleriyle itiraf ettikleri) imanlarına havale ediyor (söylediklerini tasdik ediyor)uz. İşte onlardan biri de Furat İbn Hay yan'dır" buyurdular.
Yanlışlıkla yorumumu sildim galiba. Düzenleyim derken..🤦‍♀️ kusura bakmayın.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.