·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2019 03:39 Nazan Bekiroğlu okuru olmak bir ayrıcalık.2000 yılında tanıdım onu zaten kitaplarımın kapakları hep ilk kapaklar yıllar gectikçe de değerleniyor benim için.
Yazılarıni okurken ondaki zarafet ,ince ruh size de sirayet ediyor.Kanat takıp iç âleme uçuyor biraz eğleşip mecburen dünyaya dönerken iç alemle dış âlem arasında sıkışıp kalabiliyorsunuz da..Bu kelimeler nasıl bir kalpten çıkıyor yâ Rabbi dedirtiyor insana Nazan hanım.
Kaleminin tesiri hiç bitmesin yaz ki sen yazdıkça bizler kendimizi bulmaya devam edelim.Değil mi ki, "Bulanlar arayanlardır" Edebî dil ile yazılan bir kıssa ,peygamber hayatı, biyografi bir başka anlam kazanıyor okurken .Zaten sözü güzel,yumuşak söylemeyi emretmiyor mu Allah..Demek ki yakalıyor bir yerden bizi..
"Yol hali"kitabı yer yer yol anılarını da kaleme aldıği denemelerinden oluşuyor.Kitabı okuduktan sonra ben de ırmakları inceleme kararı aliyorum.Gittiği her ilginç mekanda kendinden bir parça bırakıyor bir yüzük ,bir not,"o buradaydı" dercesine..ginko bloba ağacının hikayesini ögreniyorum sonra..meğer sık sık gittiğimiz parkta yanından öylece geçtiğimiz ağaçlar onlarmış.
"Artık ben de ırmaklara daha bir vurgunum."seyhun'u,ceyhun'u,ganj'ı,indus'u ,idil,ili,irtiş,Tarım'ı,yenisey'i,Volga'yı,şeria ırmağını da görmedim.Kızılırmak,Sakarya'yı gördümse de çok uzaklardı tanıyamadım.Bir gün Fırat ve Dicle'yi göreceğimden ümitliyim.Çünkü her Irmak kıyısında bilerek ve isteyerek bir şeyimi unuttuğum.Cismimi değilse de ismimi bir kağıda yazdım.Fırat'a karışsın diye Karasu'ya attım"
"Dersim çayı dert akıyor dayanamayıp ters akıyor.Galiba tevatür değil,sahih;gaibden bu dünyaya akan ırmaklar var.Bu ırmakların birer eşi de göklerde akıyor.Bu dünya ile o dünya ,be'nin noktası bir ırmak kapısından gecerek birleşiyor"
“Ya nakkaş! Biraz gez, dünyanın hiç kimsenin olmadığını anlarsın. Nereye kök salsan bir başkalık, bir yabancılık taşıdığını. Nereye adım atsan sona kaldığını. O zaman anlarsın Âdemden bu yana bu yer’li olmadığını. O ilk adımın hatırası yerli yerinde bu kadar taze dururken, neyi neresinde kurcalarsan, arkasından bir iğretilik bir sonradanlık çıkacağını."