"Bırak hayat bir nehir gibi
aksın; olumlu düşünki her şey olumlu olsun; dünyadaki kötü-
lüklerin kaynağı olumsuz düşünmektir."
24
Demek ki, diye düşünüyordu İrfan, bir ülkenin bayrağın-
dan da önemli kavram, ortak ritim duygusu. Melodi değil ritim.
Kültürleri birbirinden ritim ayırıyor.
26
Kapıları yüzüne kapatıp kendisini ölüme yollayan o olmaz
olası ailesini yenmişti. Onların kötülük dolu hesaplarını boşa
çıkarmıştı.
210
Susa-
caklardı. İki kardeş de susacaktı. Cemal iyice biliyordu ki
Yakup, onun Meryem konusundaki suçunu kimseye söyleme-
yecekti. Buna karşılık Cemal de Yakup'un 'istanbul'unu anlat-
mayacaktı.
243
itiraf
ederek paylaştığı sır, insana bir daha acı vermeyebilirdi. "An-
nemin bir sözü vardır," diye bitirdi konuşmasını, "İnsan insa-
nın zehrini alır. Anlat, zehir içinde kalmasın."
274
"Evil kelimesini düşünün."
"Evet!"
"Sizce bu kelime Eve'den yani Havva'dan gelmiyor mu?"
Büyükelçi kaşlarını çatıp bir an düşündü ve, "Galiba hak-
lısınız aziz Profesör," dedi. "Eve, evil; yani ilk günah. Çok
doğru! Bravo! Hiç olmazsa bizde Havva adından türetilmiş kö-
tülük anlamında kelime yok."
293