Herkese merhabalar. Hallac-ı Mansur ile liseli yıllarımda tanıştım. O yıllarda işin akademik boyutuyla pek ilgilenmiyordum. Beni vahdet-i vücud anlayışı büyülüyordu. Sanırım Annemarie Schimmel'ı da büyüleyen bu oldu. Kendi hocası Schaeder'in Hallac hakkında yazdığı "Hallac'ın İslam dininin derinliklerinde ifadesini bulan kabullenme ve saklamanın en son ve en saf sonucu olan Tanrı'nın birliğine mükemmel bir aşk ile teslim olmaktaki maksadı, gizliden ve sadece kendi için ermişlik mertebesine ulaşmak değil, bilakis onu anlatmak, onda yaşamak ve onun için ölmekti" sözleri Schimmel' in hayranlığını artırdı. Schimmel kitapta Hallac'ın günümüze ulaşan 27 rivayetine yer veriyor. Hallac hakkındaki bazı tartışmaları açıklıyor. Ene'l-Hak mevzusuna Hallac'ın Hıristiyan olup olmadığına kadar kısaca değiniyor. Hallac'ın beni en çok etkileyen sözlerinden birkaç alıntı yapmak istiyorum. 'Görmeyi başaran artık bilginin peşine koşmaz, Görülene erişen ise görmenin derdine düşmez', 'Benim hiçliğime karşı ebedidir Sen'in Zatın'. Günümüzde de Vahdet-i vücud, Hallac, tasavvuf, tarikatlar... hakkında bir sürü tartışma bulabilirsiniz. Hallac'ın da dediği gibi: çıkış noktaları din oldukça beni (tabiri caizse) sevselerde sövselerde Allah onları affetmiştir. Kitabı bazı noktaları dışında beğendim. Okumanızı tavsiye ederim. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.