Bir İranolojist ve tasavvuf araştırmacısı olan Alman bilim insanı Schimmel'in Hallac üzerine yazdığı bu kitabın hacmi küçük. Çeşitli kaynaklardan edinilen notların biraraya getirilmesi ile oluşmuş. Ancak güzel yanı Hallacı doğru bir şekilde tasvir etmeye çalışması ve mutedil olmayan Batılıların aksine onun Müslüman olduğuna vurgu yapması.
Bence Hallac hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için başlangıç kitabı olabilir bu.
Beğendim. Tavsiye ederim :)
HallacAnnemarie Schimmel · Pan Yayıncılık · 2011166 okunma
922 yılında Bağdat'ta devrin halife ve
ulemasının ortak kararıyla idam edilen
Hallaç, İslam ve Tasavvuf Araştırmacısı bilimkadını Annemarie Schimmel tarafından tüm açıklığı ile gün yüzüne çıkarılıyor. Aslında adını çok duymamış olsakta sufi geleneğinde önemli bir etkisi olduğu, zamanının Türk ve Türkmen kavimlerini etkilediğini, saray şiiri ve halk türkülerinin içinde yaşadığı dile getiriliyor.
Hallaç kendi zamanında da oldukça dikkat çeken ibadet anlayışı ve tanrıyı içselleltirme algısını kimsenin cesaret edemediği derinlikte gerçekleştiriyor.
Tabii benim kitapta ilgimi çeken tarafı tanrıyı arayışındaki varoluşsal sorgulayışlar.
Meşhur 'Ene'l-Hakk' ( ben yaratıcı hakikatim) sözü kendisine ait ve bu söz kendi zamanında 'ben tanrıyım' olarak algılanıyor.
Mezhep ve islami gelenekleri bir kenera atıp sözde inanışları sorgulaması, keskin ifadeleri ve şiirsel mısraları çok etkili.
Din ve islam tarihi, sufilik, tasavvuf yada tanrı algısı gibi konulara merakınız var ise tavsiye edebileceğim bir eser.
inancın; davranışla ve görünüşle alakalı olmadığının, kalbin gerçeklerinin herşeyin ötesinde olduğunun en iyi örneğini görebileceğimiz bir yapıt ve zat.
sevgiyle
Herkese merhabalar. Hallac-ı Mansur ile liseli yıllarımda tanıştım. O yıllarda işin akademik boyutuyla pek ilgilenmiyordum. Beni vahdet-i vücud anlayışı büyülüyordu. Sanırım Annemarie Schimmel'ı da büyüleyen bu oldu. Kendi hocası Schaeder'in Hallac hakkında yazdığı "Hallac'ın İslam dininin derinliklerinde ifadesini bulan kabullenme ve saklamanın en son ve en saf sonucu olan Tanrı'nın birliğine mükemmel bir aşk ile teslim olmaktaki maksadı, gizliden ve sadece kendi için ermişlik mertebesine ulaşmak değil, bilakis onu anlatmak, onda yaşamak ve onun için ölmekti" sözleri Schimmel' in hayranlığını artırdı. Schimmel kitapta Hallac'ın günümüze ulaşan 27 rivayetine yer veriyor. Hallac hakkındaki bazı tartışmaları açıklıyor. Ene'l-Hak mevzusuna Hallac'ın Hıristiyan olup olmadığına kadar kısaca değiniyor. Hallac'ın beni en çok etkileyen sözlerinden birkaç alıntı yapmak istiyorum. 'Görmeyi başaran artık bilginin peşine koşmaz, Görülene erişen ise görmenin derdine düşmez', 'Benim hiçliğime karşı ebedidir Sen'in Zatın'. Günümüzde de Vahdet-i vücud, Hallac, tasavvuf, tarikatlar... hakkında bir sürü tartışma bulabilirsiniz. Hallac'ın da dediği gibi: çıkış noktaları din oldukça beni (tabiri caizse) sevselerde sövselerde Allah onları affetmiştir. Kitabı bazı noktaları dışında beğendim. Okumanızı tavsiye ederim. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
Hallacı Mansur.. Sadece ve yine sadece ölüm şeklinden dolayı bilinen bir insan.
İlmi olarak hiçbir şekilde devrinin büyük ve güzel insanlarının yanına bile yaklaşamayacak kadar sıradan bir insan. Zamanının en büyük Velilerinden biri olan Cüneyd-i Bağdadi ve Sehl bin Abdullah tarafından ders halkalarından çıkarılmış yani Bağdat okulundan kovulmuş.
Hallacın hindistan ve Türklerin bölgesine giderek büyü öğrendiği iddia ediliyor: bir diğer iddia Türklerin müslüman olmasında öncü olmuş güya. Israrla türklerle bir bağlantı kurmak istiyor yazar veya Türk tercüman. Hallac Asyadan döndükten sonra şeriatın hiçbir şekilde onay vermediği aşırı riyazat ve mücahadeler ile üne kavuşuyor, buna Asyada öğrendiklerini de ekleyelim. Doğal olarak etrafına insanlar toplanıyor. Kitapta bununla ilgili bazı örnekler de yazıyor.
Aşırı cezbe halinde tuhaf tuhaf çok tuhaf cümleler söylüyor. Aylarca süren riyazat, açlık ve mücahadeden sonra fıtraten insan aklen şaşırır ya da cezbe haline girer. En büyük saçmalığı olan Enel'Hak sözü de bunlardan biri. Bu sözü galiba ilk Cüneyd-i Bağdadiye söylüyor: Cüneydde ona sonunu işaret eden bir cevap veriyor. Hallac da sende ölüm fermanımın fetvasını verirsin diye cevaplıyor; öyle de oluyor.. (bu rivayet bu kitapta yazıyor) Seyyidül Taife Cüneyd-i Bağdadi ölüm fetvasını verirken Sufi hırkasını çıkarıp kadı hırkasını giyiyor ve "bu söz (Enel'Hak) küfürdür: cezası ölümdür. Biz zahirine hükmediyoruz, batınını Allah Teala bilir."
Kitabın yazarı Alman. Hallac sevgisi, ölümü sebebiyle Hz İsa ile benzerliğinden geliyor. Kitapta Allah Lafzı Celali geçmiyor.. hep Tanrı... Tercüme berbat.
Okunmaz. Bir işe yaramaz. Galiba Hallaç bu zamanda yaşasaydı muhtemelen bizim Manisa deli hastanesinde yaşardı. Hiçbir şekilde müminlere hitap etmiyor!
Kitapta üç beş alıntı
Bir gece çöle dolaşmaya çıktım. Baktım ki, Hallac bana doğru geliyor. Yaklaşınca, selam verdim. Bana, '' Burada bir aç köpek var. Bana kızartılmış bir kuzu ve iki pide al getir; burada bekliyorum,'' dedi. Gittim, bir şeyler aldım getirdim. O, köpeği, kendi ayağına bağladı ve kuzu ile pideleri önüne koydu. Et ve pideyi yedikten sonra, köpeği serbest bıraktı. Köpek gittikten sonra bana döndü ve şöyle konuştu: ''Günlerdir nefsimin benden istediği buydu. Ben hep direndim; ancak bu gece nefsimin istediklerini bulmak üzere dışarı çıktım. Ancak Ulu Allah beni onun üzerinde muzaffer kıldı.'' Sonra cezbe halinde okumaya başladı:
Ben şimdi Allah'ın dini için kafir oldum
Kâfirlik bana farz, lakin müminlere haram
Sonra bana, ''Geri dön ve git, arkamdan gelme; yoksa zarar görürsün,'' dedi(Hallaç köpeği nefsine benzetmiştir öyle anladım )
Hallac'ın mertebesi ona has bir mertebedir. Allah aşkından yanıp tutuşan bir sufinin geldiği cezbe halini bugünkü akıllarımız nasıl görür bilemiyorum ama o çok yüce bir dostla konuşmanın sarhoşluğu içindeydi ve dostunu hiçbir şeye tercih etmedi.
Rahman ve rahim olan Tanrı'nın adıyla
Tanrım, sana olan sevgim bu fani alemde günah karşılanıyor. Onların nezdinde bir kafirden ve şirk koşandan ibaretim. Ben, Hüseyin İbn Mansur el-Hallac bu dünyadan sana koşmak istiyorum. Senin hasretin ve çilen ile doluyum. Ardımdan gelenler var ve bana sorduklarından Sen'i, O, Ben'im diyorum. Ene'l-Hakk. Ben yaratıcı gerçeğim diyorum. Ama bu bendeki Sen'i, anlamaları için hazmı zor bir ifade.
"Tanrım, sana yakarıyorum ya beni benden al ya da beni bana ver ki huzura kavuşayım" diye yakardım Sen de beni kabul edip, venden aldın beni. Şimdi de insanlara, kullarına sesleniyorum: "Kurtarın beni Tanrı'dan." Beni benden aldın ve şimdi de senden ayrı kalmaktan korkuyorum.
İnsanlara sesleniyorum beni öldürmeleri gerek diye. Benim katlim vaciptir Müslümanlara. Eğer iman sahipleriyseler bu yakarışıma kuşak verirler. Tqnrım, sen aşkın ta kendisisin. Aşk, bende son üç günüme göre de tanımlanabilir. İlk gün beni katlettiler, ikinci gün beni yaktılar ve son gün külümü savurdular.
Kurtarın beni Tanrı'dan, Kurtarın beni Tanrı'dan, Kurtarın beni Tanrı'dan.
HallacAnnemarie Schimmel · Pan Yayıncılık · 2011166 okunma
Hallac hakkında daha derinlemesine bir inceleme
"Enel Hak" sırrının ne olduğun daha detaylı anlatılamazdı. Hallacı daha iyi tanıyıp anlayacağımız bir eser. İyi okumalar
"Enel Hak". Ben Alla'llayım
HallacAnnemarie Schimmel · Pan Yayıncılık · 2011166 okunma
Annemarie schimmel 15 yaşında islam dini tasavvufa merak salmış bir yazar tasavvufta mevlana hallacı mansur gibi ünlü ilim adamlarından etkilenmiş ve bir çok kitap yazmış
Bu kitapta onlardan biri fakat belki çeviride belki lisanda hata vardır bilemem ama sözler ağır yazım ağır daha cok hikaye tarzı hakim yine güzel bir okuma oldu...
Asıl ismi hüseyin ibn mansur olan hallacın hayatını bilindiği kadarıyla anlatan ve onun tasavvufi öğretisini anlamlandırmaya çalışan bir kitap.
İyi okumalar..
HallacAnnemarie Schimmel · Pan Yayıncılık · 2011166 okunma
Annemarie Schimmel (d. 7 Nisan 1922 - ö. 26 Ocak 2003) ünlü Alman İranolojist ve İslam ve Tasavvuf araştırmacısı.
Schimmel doktora çalışmasını henüz on dokuz yaşındayken Berlin Üniversitesi'nde İslam dilleri ve medeniyeti üzerine yaptı. Yirmi üç yaşında Almanya, Marburg Üniversitesi'nde Arap dili ve İslam Araştırmaları profesörü oldu. Aynı üniversitede ikinci doktorasını dinler tarihi alanında yaptı.
Schimmel 1954 yılında Ankara Üniversitesi'nde Dinler Tarihi Profesörü olarak çalışmaya başladı. Üniversitede kendisini ülkenin mistik gelenek ve kültürünü araştırmaya adadı. Schimmel'in Bonn Üniversitesi'nden aldığı bir onursal profesörlük, Pakistan hükümetinden İslam, Tasavvuf ve Muhammed İkbal'e ilişkin çalışmalarından ötürü aldığı Hilal-i İmtiyaz olarak bilinen en yüksek dereceli sivil ödülün yanı sıra unvanının yanı sıra İslam edebiyatı ve kültürü, tasavvuf alanlarında elliyi aşkın kitabı ve Farsça, Urduca, Arapça, Sindi, Türkçe şiirlerden İngilizce ve Almanca'ya yaptığı çevirileri bulunmaktadır.