Daha dengeli bir görüşe doğru ilk adım Thomas Cariyle tarafından atılmıştır. Cariyle dünyanın büyük dinlerinden birinin kurucusu olması dolayısıyla O'nun bir sahtekar olduğu düşüncesini reddetti. Daha sonra gelen alimlerin bir kısmı, zaman zaman O'nun akıl hastası olduğunu belirtseler de, Hz. Muhammed'in samimiyetini kabul etme girişimleriyle bu yolu izlediler. Gustav Weil, O'nun saralı olduğunu ispat etmek için çalıştı. Aloys Sprenger daha da ileri gitti ve Hz. Muhammed'in saraya İlaveten isteri'ye de tutulduğunu iddia etti. Sir Wilîiam Muir sahte peygamber düşüncesine benzer bir düşünceyi muhafaza etmiş ve Hz. Muhammed'İ, Mekke'de dürüst ve yüce-ruhlu bir resul ve vaiz iken, Medine'ye gittikten sonra, dünyevi başarılar uğruna Şeytan'ın oyunlarına teslim olan bir kişi olarak tasvir etmiştir. D.S. Margoliouth O'nu, bile bile halkın kafasını karıştıran birisi olarak suçlamaktan çekinmiyor ve ruhçuluk tarihinin, olağan dışı güçleri olan insanların nasıl ko-layca sahtekarlığa yönelebileceğini gösterdiğine işaret ediyordu. Hıeodor Nöldeke, Hz. Muhammed'in peygamberi ilhamının gerçekliği üzerinde ısrar ederek, O'nun saralı olduğu düşüncesine karşı çıkıyor ve kendisinin ilahi güçlerin etkisi altında olduğuna inanacak derecede güçlü coşku nöbetlerine maruz kaldığını düşünüyordu
·
56 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hepsinin kafası ayrı hoş ama Sır William bir tık daha iyiymiş, torbacısının numarası mevcut mu
Serhat
Gönderi Sahibi
Jskwjwjjwwhsjs EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ cevap verebilir belki bu soruya
Serhat
Gönderi Sahibi
Müslüman Fransız oryantalist Nasiruddin Denier, oryantalistlerin yüzlerce yıl devam eden araştırmaları sonucu hiçbir şey elde edemediklerini söyler: ” Bu kadar uzun süre süren araştırmalar yaptıktan sonra, Hazreti Peygamberin hayatına dair sağlam görüşleri yıkmaları, meşhur rivayetleri çürüğe çıkarmaları beklenirdi. Ellerine bir şey geçtiğimi ? Ne gezer… En küçük bir yeni şey ispat edemediler. Aksine, Fransız, İngiliz, Alman, Belçikalı, Hollandalı …ne kadar oryantalist varsa, hepsinin ileri sürdükleri yeni görüşlerin hepsinde, yığınla karışıklık ve saçmalıktan başka bir şey bulunmaz oldu. Dahası, bakarsın biri, diğerinin reddettiğini kabul etmiş, ya da aksine, birinin kabul ettiğini, öteki reddetmiş. Bu çelişkileri saymaya kalksanız, iş çok uzar, sonunda İslam alimlerinin yazdıkları yere dönmekten başka elimizde bir şeyin kalmaz.” ( Mustafa Sıbai, Oryantalizm ve oryantalistler, s. 82)
Mustafa Sıbâi'ye Allah rahmet etsin, Oryantalizme karşı muhkem eserler ortaya koydu, henüz okumak nasip olmadı ama okuyacağım merhumun kitaplarını inşallah.
Serhat
Gönderi Sahibi
Amin. Ben de okumadım henüz ama okuyacağım. Bir yazı ya da makalede görmüştüm bu cümleleri. Nokta atışı bir tespit olmuş.