Yuğsan aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2020 20:45
Bu kitap II. Dünya Savaşı sırasında 769 Yahudi mülteciyi Filistin'e götürmek için yola çıkan ve Şile kıyılarında bir Sovyet denizaltısı tarafından batırılan Struma gemisinden kurtulan tek kişi olan David Stoliar'ın gözünden anlatılıyor. Kitapta Struma'nın Sovyet denizaltısı tarafından batırılmasına yer verilmemiş. Sabah bir uyanıyorlar ki denizi boylamışlar. Bu kısmın neden vurgulanmadığı dikkatimi çekti.. Bu geminin batmasında Türk hükümeti mesul gösterilmekteydi. Hatta bazı uluslarca Türkler'in Yahudi soykırımı olarak anılmıştır. Yazar kitapta "Türkler o kadar da kötü değilmiş" dedirtmiş olsa da bir ülke olarak bu olay alınlarımızın kara lekesidir. En başta Almanya olmak üzere Nazilerin otoritesinden çekinen hükümetimiz, talimat ile gemiye sarı bayrak astırarak gemide salgın hastalık olduğunu ilan ediyor ve 769 insanı 72 gün boyunca aç, susuz, hasta, yorgun bir şekilde bu gemiye hapsediyor. "Bir fırtına çıksa da karaya vursak. O zaman Türk hükümeti bizi mülteci olarak almaya mecbur kalır." diyen insanın çaresizliğini idrak edebilir misiniz? Kitabımız ırkçılık, faşistlik, milliyetçilik gibi insanı insana düşman eden saçma fanatikler üzerinde uzun uzadıya duruyor. Tarihimizde benim için utanç kaynağı olan birkaç olay var ama bunların en başında gelen iki tanesini değiştirmeyi çok isterdim. Bunlardan ilki Struma olayı, ikincisi ise Boraltan Köprüsü katliamı. Onuncu Köy kitabından sonra bu incelemeyi yapmaya karar verdim çünkü Türkiye bu gibi tarihi olaylarda köyden kovulma korkusu ile karşı karşıya kalmıştır. Zalimlere boyun eğmiştir, mazluma sahip çıkmamıştır. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim, keyifli okumalar..
Tarih
StrumaAaron Nommaz · Destek Yayınları · 2019844 okunma
··
95 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Zülfü Livaneli'nin "Serenad" kitabında bu olaydan bahsediyor. İlk olarak orada duydum zaten bu olayı. Struma gemisi bilerek isteyerek naziler ve yandaşları tarafından ölüme terk edildi. Türkiye de tam sebebinden emin olamasam da destek verdi buna. Tamamen suçu bizlere yüklememek gerek sanırım. Güzel inceleme. Elinize sağlık. 😊
Adem
Gönderi Sahibi
Tamamen suçu bize yüklemek mi? Aslında incelemede tüm suçun bizde olduğunu vurgulamadım ama bana göre suçun büyük bir kısmı bizde. Evinizin salonuna çok susamış bir insanın gelip çöktüğünü varsayın. Veya hasta veya aç... 72 gün boyunca ona su ve ekmek vermemeniz hatta başka kaynaklardan gelen takviyeleri engellemeniz ne anlama gelir? Misafiriniz sizin evinizde açlıktan ölürse sorumlu olarak kim görülmelidir? Karadeniz bizim evin salonu, o kadar insan orda öldü. Teşekkür ederim olumlu düşünceleriniz için 🙏🏻
Çok acı. Diyecek başka şey yok gerçekten 🥺🥺
Adem
Gönderi Sahibi
Maalesef öyle Sayın Yeşim :(