Puan vermedi·1032 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Haziran 2020 22:34 Sedat Simavi, Refik Halid Karay’dan Hürriyet’te yayımlamak üzere bir roman ister.Tam da konu ararken, Refik Halid Karay eski bir ahbabı olan M.O.Aykut’a rastlar.M.O.Aykut, Hindistan’a yaptığı gemi yolculuğunda Osmanlı hanedanından bir prensesle tanıştığından bahseder.Prenses evleneceği kişiyi bulmak için çıkmıştır bu yolculuğa.
Refik Halid Karay da bu olaydan esinlenerek yazar Türk Prensesi Nilgün’ü.
Ismarlama olarak yazılan Türk Prensesi Nilgün okurlar tarafından çok beğenilir.
Okurların isteği üzerine Mapa Melikesi Nilgün’ü yazar Refik Halid Karay.
Nilgün’ün Sonu ile de bitirir bu macerayı.
Refik Halid Karay, Nilgün’ün ilham kaynağını olan prensesin V.Murad’ın torunu olan Selma Sultan olduğunu, son kitabın yayımlanmasından iki yıl sonra açıklar.
Muhteşem bir aşk hikâyesi okurken, yurt dışına çıkmak zorunda bırakılan Osmanlı Hanedanı mensuplarının durumları, adları kullanılarak yapılan sahtekarlıklara da tanık oluruz.
Sürgünlüğünün ve muhalifliğinin izlerini çok belirgin olarak gördüğümüz Nilgün’de sürgün olan kadın karakterdir.Yezidin Kızı, Çete romanlarında olduğu gibi.
Belki de kendi sürgün ruhunun yansımasıdır tüm bu kadın karakterler.
1029 sayfa nasıl bitti anlayamadım.Bugünün Saraylısı’nın yanına en sevdiğim Refik Halid Karay kitabı olarak ekledim Nigün’ü.