·192 syf.····Okunma: 13 Temmuz 2020 13:42 Bu kitap hakkında hem hiçbir şey söylemek istemiyorum hem de çok şey söylemek istiyoruum. Çünkü okurken baya mücadele verdim belki bu kepaze yaşamın değişmesinin öyküsüdür diye. Okumazsanız çok şey kazanırsınız diye bilirim çünkü psikolojisi bozulmuş ve sorunların üstesinden içmeyle kurtulmaya çalışan bir adamın hayatı bu.
Kahramanımız bir Aylak Adam. Çok düşünen, arayan, bulamayan, içen, bir şeye bağlı kalamayan, alışkanlıklardan kaçan, felsefe sevmeyen ama hep boş konuşan, teyzesinde duyduğu şefkati bir kadında arayan, babasına benzememek ve onun etkilerinden kaçmak isteyen, çocukluğuna ve gençliğine küsmüş bir aylak. Geçmişin etkisinden çıkamadığı için hayatı kendine zehir etmiş,hiçbir şey kendisini tatmin etmiyor. Ve yine çalışmıyor ama parası var, sinemeya gidiyor, kitaplar okuyor, sanatla ilgileniyor ve bunları yaptığı için entelektüel ,çağdaş bir kişi olarak anılıyor kitapta. İşte başta buna düşmanım. Edep ve ahlaktan yoksun bir adamın berbat yaşamını bu gibi özellikleri olduğu için kitapta çağdaş olarak bahsemiş Yusuf Atılgan eh birazda farklı bakıyorsa hayata tamamdır.
Hayatı bu yönüyle yaşayan insanların varlığını kabul ediyorum ama sindiremiyorum neresinden baksan serseri bir hayat. Çok dertliyim neden böyle bir kitaba sahip olmak istedim anlamıyorum. Öte yandan Güler'e ne oldu merak ediyorum. Aptal kız şöyle bir adam için kendi sınırlarını pek kolay aştı. Sonra kayıplara karıştı. Bu kitabı okumayın en iyisi :)