72 syf.
·1 günde
~yarış atıyız.☆☆☆

#79275334


Hayvanlar üzerinden insanoğlunun vahim durumlarını edebiyata döken kitaplara bayılıyorum.

Hayvan Çiftliği, Dönüşüm ,Bir Köpeğin Araştırmalarına da bayılmıştım bundan ötürü.

Gelelim bu kitapta neler gözler önüne seriliyor.


Basitçe bir soru sorsam sizlere " AT "nedir diye?

•Satrançta rakip taşın üzerinden atlayacak tek taş.
•Tarihte ilk olarak Türklerin ehlileştirdiği ,ayakta uyuyan ve çok hızlı koşan bir hayvan.
.
.
Cevapları dışında bir cevap bulabilir miyiz?

Hmm ,bir düşünelim...

Hiç fark ettiniz mi aslında bizler de birer "AT" ız.

Nasıl mı?
Gelin bu sorunun cevabını bu kitapta arayalım...

Öncelikle İngilizce çevirisinden okuduğum kitabın başlığının bizdeki ifadesi

Black Beauty = Siyah İnci şeklinde.

Beauty= Güzellik

İnci =Nadir bulunan , eşsiz,nadide.

Hatta Meryem Ana için kullanılan tabir = Azra (el değmemiş inci,bakire)

Bu Siyah İnci bizim kitaptaki ana karakter "AT" ımız.

Simsiyah parlak yeleleriyle, kürküyle çiftlik sahibinin çok kısa bir sürede dikkatini çekmiş ve bu isme layık görülmüştür.

Güzellik özgürlüğün önünde bir perdedir bazen :
En güzel koşumlar, en güzel dizginler (prangalar) hep en güzel ata takılır.
Çünkü o müşteri kazandırır fayton denen at istismarı ticaretine...
Çünkü ona binmek ister , o at arzulanır insan tarafından...
#79293638
#79312617
#79314650
#79330358
#79330405
#79330450
#79330592
Bu durum insanoğlunda da geçerli değil midir? Sizce de ?
Bazen o istediğimiz kıyafetlerin içine girebilmek için tatlıyı iki dilim eksik yeriz . Sorana da sağlık için canım ne diyeti deriz...

Bilmez miyiz ki hamburger firmalarının zayıflama ürünleri satan şirketlerle anlaşmalar hâlinde olduğunu.

Tıpkı sigara ve nikotin  bağımlılığı bıraktıracak ürünleri üreten şirketlerin anlaşmalı olduğu gibi...

Hatta bu güzellik ve ihtişam denen kavrama öyle bağlıyız ki bu uğurda düştüğümüz haller ve en sonunda bitap hâle geleceğimiz hiç aklımıza gelmez.

Kapitalist düzen siz ona isteklerini vermediğiniz zaman,  ilk gözden çıkartacağı  kişi siz olursunuz.!

Tıpkı artık sırtındaki yükleri kaldıramayacak hâle gelen Siyah İnci 'nin ayaklarını bu uğurda sakatlandıktan sonra sahibi tarafından gözden çıkarılması gibi;

•Onu satmalıyız.Ahırlarımda böyle bacakları olan bir at olamaz.  Çok üzgünüm,.."

#79293490 bizi de hep kamçılayan arzularımız yok mudur?
Hep dolu dizgin koşarız hayatta öyle değil mi?
Hatta şu dönemlerde sınav maratonundan yeni çıkmış nesil daha iyi bilir:
Yarış atına döndük iyice...
Hem de ne için..
Önünü bile göremediğimiz hayatta bize de bir yer bahşetsinler diye..
Sana doktor, ona hakim,bana mühendis desinler diye...
Kimlikteki yazılan değil, diplomadaki önemlidir çünkü..
Ali , Ayşe,  Fatma kim ki?
Bana paranla gel...

Ha bir de takındığımız "At Gözlükleri"...
Hani şu uğrunda insanları kırdığımız siyasi düşüncelerimiz
Ha bu arada söyleyim (siz bu tartışmaları yaparken milletvekillerin ceplerinden bir milyar bile eksilmiyor)
Hani şu deveyi yardan uçuran bir tutam ottur misali takıntılarımız...

Galiba bir AT"tan da çok farkımız yokmuş .. Sözde at güçlüdür ama cılız bir kuş kadar özgür değildir..

#79325038
Söyleyecek söz çok.. Okurken neredeyse ağlama seviyesine geldim. Acıları içinde hissettim.
En iyisi kitabı okuyun. Tavsiye ediyorum.