BAKİRE VE ÇİNGENE
....
DAVİD HERBERT LAWRENCE
*İleride,yolun ırmağı kestiği yerde bir zamanlar su ile dönen kocaman ,eski, taş pamuk değirmenleri vardı. Yol tepeden yukarıya kıvrılıyor, sonra köyün iç karartıcı ters sokaklarına iniyordu.
*Bölgenin sorumlu papazı kırk yedisine gelmişti ve karısının uçup gidişinin ardından aşırı pek de vakarlı sayılmayacak bir üzüntü sergiliyordu.... *Saçları enikonu aklaşmış, vahşi bakışlı, acıklı görünümlü biri olup çıkmıştı.
Uzun ,ince, taze yüzlü ,çocuksu ama o öğrenci kibirliliği ile kendine güvenli, çok güvenli ve fena halde İngiliz'diler.
*Aslında bir limanın zincirinden öbürüne giden İki zavallı genç , dümensiz yaşamdılar.
* Oturduğu yerden dönüp otomobildekilere kasketinin altından şöyle bir baktı. Rahat görünüyordu, bakışıysa kayıtsızlığı içinde küstahti...
*Görünüşü şaşılacak derecede zarif, çingene yaşamına göre de oldukça pahalıydı.
*Yvette"Benden daha güçlü! Beni umursamıyor bile !"diye düşündü.
* Sonra çingene'nin yüzünü, düz burnunu, biraz ince hareketli dudaklarını ve tam isabetle onu, yaşamının kaynağı, keşfedilmemiş bir yerinden vurdu kara gözlerinin dümdüz anlamlı bakışlarını gördü.
-Öfkeyle kendini toparladı. Adam ona böyle bakmaya nasıl cesaret edebilmiştir?
......
Yvette ve kız kardeşi Lucille ,papaz babası, kör büyükannesi ve can sıkıcı halası ile taşrada küçük bir papaz evinde yaşamaktadır...
Anneleri yıllar önce evi terk etmiştir.
Yvette'nin can sıkıcı ve tekdüze geçen hayatın da herşey tesadüf eseri tanıştığı çingene ile tamamen değişir ...
Modern çağ İngiliz edebiyatı yazarlarından David Herbert Lawrence'in kaleme aldığı kitabı naçizane tavsiye ederim