Dostoyevski, Tolstoy, Puşkin, Gogol gibi edebiyat devlerinden sonra Sovyet Rusya'da kısırlık hep zihnime takılmıştı. Eserleri yasaklanmış da olsa Andrey Platonov üstadlarının yolunu yer yer çok daha zarif ve ürkütücü çizebiliyor.
Çevirmen Günay Çetao Kızılırmak'ı tebrik etmek gerek okuduğum üç tane Platonov çevirisi olaganüstü bir guzellikte idi.
Roman önceki okuduğum iki eseri olan Can ve Çukur'a nazaran felsefî olarak daha yoğun bir roman idi
Platonov Moskova isminde bir kadın karakter üzerinden aslında ideolojik devletin ciddi çeliskilerini de anlatıyor. Sadece komünizm değil, duyguları yıpratan tüm siyasal ideolojiler düşünülebilir.
Aslında romamdaki karakterler üzerinden inceleme yapilirsa roman çok daha iyi anlaşılır.
Aşk, umut, düşünce gibi konuları oldukça orjinal olay kurguları uzerinden anlatılıyor.
Gerceklikten uzak, hayata karşi bir körlukle bağlanan umutların kırılganlığı.
Doktorun acaba sevsem mi seversem düşünce dünyamda şunları terk etmem gerek endişesi ile aşktan kaçışı aslında modern zamanda aşkın yitirilen akışkan boyutunun bir tavsifu olsa gerek.
Bağırsak üzerinden yapılan ruh tanimlamadi da oldukça ilginç geldi.
Yaşam hakkında yer yer Platonov'a özgü o ürkütücü anlatımlar harikulade idi.