Gönderi

Alma mazlumun ahını...
Puan vermedi·284 syf.··
Beğendi
·
2020 260. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2020 15:28
Bir Livaneli klasigi daha. Tabii bu romani okuyup Aşkı Memnu dizisini hatirlamamak olmaz.Yalı, zenginlik, insanoğlunun bitmez tükenmez ihtirasları, birbirlerinin gıbta damarlarıni tahrik edisleri. Zaten yok olacak kumdan şatolar yapmak neye yarıyordu? Büyük bir mücadele içinde olan insanlar böyle şeyler düşünmüyor, ve hayatlari hüsranla sonuclandığıni okuyoruz romanda. İnsanoğlunun kendi ihtiraslarının bir hapishane hücresinden daha korkunç bir esaret olduğunu anlıyoruz romani okuduķça. Roman kahramani Banka sahibi Ömer Bey ve babası Ali Yekta Bey'in yaşam ihtiraslari insana ister istemez Şehzade Cihangir’in acı akıbetini hatırlatıyor. Kendisine taht hazırlamak uğruna onca gayret sarf edilen oğulun, Kanuni’nin gözbebeği çocuğunun akıbetini. Zülfü Livaneli Leyla’nın Evinde birbirinden habersiz hayatların nasıl da iç içe geçebileceğini, etkileyip etkileneceğini gösteren bir yapıya sahip. Bir eski zaman yalısının etrafında çakışan hayatlar değişimlerin karşılıklı yaşanmasıyla iç içe geçer ve umudun insan durdukça var olacağını söyler. (...) Değişen zamanlar, değişen hayatlar... Ama bütün bunlara rağmen yazgıları birbirine bağlı insanlar. Bu, romanın temel düşüncelerinden birini oluşturur... Romanda göçmenlik, yurtsuzluk ve bunların getirdiği ötekilik, ait olamama duygusu özellikle bugünün gençleri ve yaşam biçimleri üzerinden tartışılır. (...) Romanda aşktan paraya, tutucu dünya görüşünden Kemalist bakışa, özgür seksten geleneklere, birçok konu tartışmaya açılır. Başka bir yazarın elinde tamamen düşünce notlarına dönüşebilecek tehlikede olan bu mevzular Livaneli tarafından ustalıkla hikâyelerin içine yedirilmiş. Romanin konusuna gelirsek, Boğaziçi'nde Bosnalılar Yalısı'nda doğup büyümüş paşa torunu Leyla Hanım, yalının yeni sahibi Ömer Cevheroğlu tarafından sokağa atilır ve mahallenin çocuklarından gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekår evine sığınmak zorunda kalır. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adı"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmış, hip-hop tarzı müzik yaparak "yırtmaya" uğraşan bir Almancı kızıdır. Leyla Hanim, yalının yeni sahipleriyle görüşmeye çalıştığı bir gün, Ömer Bey'in babası, Kadızade Konağı'nın emektar vekilharcı, dört kuşaktır konaklarda hizmetkårlık yapan bir aileden gelen. Ali Yekta Bey ile tanışır. Her biri ayrı bir dünyadan gelen bu insanların hayatlarının kesişmesi, onları hem kendilerini hem de birbirlerini değiştirecekleri, kimi zaman acılı kimi zaman eğlenceli bir sürece sokacaktır. Leyla'nın Evi, bir yanıyla da "ev" üstüne bir roman: "Çünkü imparatorluk yaktlırken bütün Osmanı tebaası acı çekti ve herkes birbirinin evine yerleşti."
Tarih
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.