Çocuklar için korku filmi çekilecekse, Hansel ve Gretel masalı
harika bir seçim olurdu. En baştan başlayalım ve bu bir masal olmasaydı, şu durumlara ne tepkiler vereceğimizi düşünelim:
• Yiyeceğini paylaşmak istemediği için çocuklarını ormana bırakan baba;
• Bu yalanın farkında olan ama eve geri dönüş yolunu bulmak
için işaretler bırakan çocuklar, bu durumun iki kez tekrar etmesi;
• Travmatik bir bekleyiş süreci: Sabah seni korumakla yükümlü
ilk kişi olan öz baban tarafından ormana terk edileceğini bilmek ve
bilmiyormuş gibi yaparak uyumak;
• Ormanda kaybolan, açlık ve susuzluktan kıvranan, ayrıca her
an vahşi hayvanlar tarafından parçalanma tehdidi altında olan çocuklar;
• Çocukların şeker ve çikolatadan bir evle, yani en sevdikleri şeylerle kandırılması;
• Yine sevimli ve çocukların düşkün olduğu, dost bildiği bir figür
olan kuşların ekmekleri yiyerek eve geri dönüşlerini engellemesi;
• Yamyam bir cadı… Onun yemeği olacağını bilerek bekleyen ve
bu sırada da hapis altında olan bir kız. Bu duruma seyirci kalan ve
cadı tarafından köle olarak kullanılan bir oğlan;
• Besiye çekilmiş avının yeterince şişmanlayıp şişmanlamadığı
nı kontrol etmek için ondan her gün parmağını uzatmasını isteyen
cadının korku psikolojisine tekrarlarla katkısı. Tabii eğer cadı bir
dal parçasıyla ya da bir tavuk kemiğiyle üzerinde et olan, sıcak insan parmağının arasındaki farkı anlamayacak kadar aptal ve mantıksızsa…
• Çocukların cadıyı fırına atıp yakarak öldürmeleri, çocuk tarafından işlenen cinayet! Bu cinayetin normalleştirilmesi;
• Cadının altınlarını alarak eve dönmeleri, yani masum görülen
bir hırsızlık;
• Çocuklarını ölüme terk eden babanın, onları altınlarla döndüklerinde kabul etmesi… (Artık yiyecek ve para derdi yok, öyleyse çocuklar sevilebilir.) Kopmayı da, birleşmeyi de sağlayan şeyin ekonomik bir neden olması;
• Üvey annenin ölümü de zenginliğe eklenince yaşanan mutluluk
tablosu... Babanın hiç sorgulanmaması, hesaplaşmanın olmaması,
babanın iradesizliği, suç ortaklığı ve son derece patalojik bir yeniden birleşme.
Sonuç, sevginin bile patolojik olduğu bir masalın çocuklar mışıl
mışıl uyusun diye anlatılmasındaki tuhaflık… Fazlasıyla ağır ruhsal
darbeler altında, kişilik bozukluklarıyla yetişmeleri muhtemel masal kahramanlarının duygu ve tavır modeli oluşturması. Bu masalı dinleyen çocukların ise tanımlayamadıkları bir huzursuzlukla, gece kâbuslarına aktaracağı korkular edinmeleri…