Her tıpçının okuması gereken bir kitap. Kitabın neredeyse yarısı fotoğraf ve orijinal defter yazılarından oluşuyor. O nedenle aslında kitap 51 sayfa. Dr Fazıl Doğan’ın oğlunun yazdığı giriş kısmı bence hiç başarılı değil. O bölümü okuduktan sonra kitabı okumaya devam edip etmeme konusunda ikilem yaşadım. Öte yandan bir hatıra kitabı olması nedeniyle bazı yerlerin anlaşılması hala güç. En güçlü tarafı, o dönemi çok güzel aktarması ve anlatması. Elbette kişisel tutum ve önyargılar her hatıra kitabına sirayet edecektir. Bu kitap da o tür önyargılardan uzak değil. Eserin kitap olarak eleştirisi elbette yapılabilir ancak Kurtuluş Savaşı dönemini anlatması ve o zorlu günleri bizzat birinci ağızdan anlatması nedeniyle, şüphesiz ki eşsiz yapıtlardan biri.