Kitapta, Zebercet'in, çoktan altyapısı hazır olan, çöküşünü izlediğimizi düşünüyorum. Arzularının tasarılarının peşinden giden ve her seferinde duygulanışlarının sonuçlarına toslayan karakteriyle öne çıkıyor. Otele gelen kadının ve ardından gösterdiği rastgele gibi duran eylemlerinin bir anda hayatını alt üst ediyor oluşu da bu tasarılarının peşinden gittiğini gösteriyor. Tıpkı bir yapının tuğlalarının bir bir çöküşünü izler gibi izliyoruz.
Kitap çoğunlukla okur için anlaşılması zor bölümler içeriyor. Bildiğimiz anlamda kurgusal anlatımın dışına çokça çıkan Atılgan, bir anlamda kemikleşmiş dilden çıkışını ve bunu sağlamanın inceliklerini sergiliyor bize. Bu anlamda hem onun için hem de dönemin edebiyatı için önemlidir ve bazı bağlamlarda mihenk taşı olarak gösterilebilir. Anayurt OteliYusuf Atılgan