• "Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar."
•
• Bazı kitaplar vardır, ilk cümlesi aklınıza kazınır, hiç unutmazsınız, işte Kör Baykuş da öyle bir kitap oldu benim için. Yaklaşık iki ay önce okuma grubumuzla okuyup tartışacaktık, olmadı, üç gündür tekrar elime aldım, tekrar tekrar okudum. Hakkında yazılara, incelemelere baktım. Sonunda toparlayabildiğim kadar paylaşmak istedim düşüncelerimi.
•
• Hidâyet'in farklı (Aslında bu sözcük aklımdakini tam olarak ifade etmiyor da.) bir anlatımı var, tek seferde anlaşılmayan, tekrar tekrar okuma isteyen, içine çeken derin bir anlatım. Kitabın kurgusundan, karakterlerden bahsetmek benim için oldukça zor, başta anlamak da öyle oldu, hâlâ da öyle. Ama üzerine birkaç düşüncemi belirteyim: Varoluş sorunu, ölüme bakış, din felsefesine dair cümleler... Sâdık Hidâyet'in kalemi çıkmaza sokuyor insanı. Zaman-mekan belirsizliği, karakterlerin sanki birbirine geçişi, sık tekrarlar başta ne okuyorum dedirtti. İlk gözüme çarpan "iki ay, dört gün/ iki yıl dört ay" gibi kahramanın sürekli düzelterek zaman/süre tekrarları oldu. Devamında kalemdanın çizdiği resim, bunun toprak testi üzerinde betimlenmesi ve bazen de sanki o resim kahramanın hayatından bir parçaymış gibi aktarılması gibi döngüler daha da kafa karıştırıcıydı. Açıkçası okuduğum baskıya eklenen, Bozorg Alevi'nin kaleminden Hidâyet'in biyografisini okuyana kadar da anlamlandıramadım metni, bütünsel bakamadım. Bu biyografi kısmında geçen birkaç cümle şöyle:
•
• "Baba, amca, arabacı, mezarcı, ihtiyar hurdacı, ve nihayet romanın "kahraman"ı, aslında tek kişidir, esrarengiz genç kız, bayader ile kahramanın karısı kahpe de öyle. Normal zaman düzeninin kalkışı bununla bağlantılıdır; şimdiki zamanla geçmiş zaman; anı, rüya ve hayal birbiriyle kaynaşmıştır. Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık bağlar. Ama buna rağmen olay, şüphe yok ki gerçek bir hayatı saptar. Korkular, özlemler, ümit, ümitsizlik, bu olay içinde, öteden beri insan kaderinde olduğu gibidir."
•
• Bu noktada söyleyebileceğim çok şey var aslında ama kısa tutacağım, burada daha anlamlı oldu metin benim için, tekrar döndüm, bazı cümleleri oturttum kafamda. Bununla beraber gerçek bir hayatı saptama konusunda metinde Hidâyet'in hayatından belki yer yer aktardığı duygu durumu vardı, belki o ilk cümlede belirttiği gibi bir yarası vardı, bilemiyorum, bu bana Sâdık Hidâyet'le tanışma kitabım olan Kör Baykuş dışında diğer eserlerini de okuma isteği veriyor.
•
• Son birkaç şey ekleyeyim: Okuduğum incelemeler farklı farklı fikirlerle, çıkarımlarla dolu. Kör Baykuş dolu dolu bir eser, hem farklı zamanlarda okuma durumunda hem de farklı okuyucularda değişik etkiler bırakıyor belli ki. Bir de ilginçtir, çağdaş İran edebiyatında Hidâyet'in ön plana çıkmasına karşın benim çağdaş İran edebiyatıyla tanışmam Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Dayıcan Napolyon ile oldu. Yaklaşık iki yıl önce okumuştum onu da. Kör Baykuş'u da okuduktan sonra çağdaş İran edebiyatından farklı okumalar yapmak istiyorum biraz. Şu yazara bak, şunu oku dediğiniz eserler varsa, aydınlatırsanız ne güzel olur.
•
• Sağlıklı kalın!
• #k:212099 Sadık Hidayet
•
• Bu incelemeye ayrıca buradan ulaşabilirsiniz: instagram.com/p/CGAb1NCJwYM/?...