Körlük
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
1) Kitap post apokaliptik ve distopik bir eser diyebiliriz. 2)Yazar jose saramago nobel ödüllü bir yazar. Ve nobel ödülü konuşmasındaki şu cümleler aslında bu yazdığı kitabın özü gibi deyebiliriz. “Başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek için araç gönderebilecek kapasiteye sahip bu şizofrenik insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamayabiliyor. Mars’a gitmek, yanı başındaki komşuya gitmekten daha kolay görünüyor.” Demiş Jose Saramago 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldıktan sonraki konuşmasında. 3) Kitap boyunca fiziken hızla bulaşıcı bir şekilde körleşen insanlar ile karşı karşıyayız ama aslında yazarın hikayede de üstüne basa basa anlatmaya çalıştığı,körleşen insanlar değil, insanların insanlıklarının körleşmesi,İnsanın bencilliği, yalnız ve aç kalan insanın hayvanileşişi,bütün bu başına gelen felakete rağmen hala bencilliğinin esiri olması hala kolektif bir ruhla haraket edemeyişini şiddetle eleştiriyor bu eserinde yazar. 4)Saramago nun bana göre zaten farklı olan tarzı bu kitapta zirve yapıyor.Çarpıcı,ürkütücü,düşündürücü hatta yazarın dünya görüşü ile çok ironik bir şekilde insanı tefekkür e sürüklüyen ve bir o kadar da mide bulandırıcı bir kıyamet senaryosu ile baş başa kalıyoruz. 5)Yazar ın farklı tarzı uslubuna da yansıyor mesela karakterleri isimleriyle değil hayattaki konumlarıyla tanıyoruz bu da hikaye ve karakter ile okur bağını çok güçlü kılıyor.örneğin doktor un karısı, siyah güneş gözlüklü kız gibi.Karakterler bu betimleme ile ki ne kadar çok olurlarsa olsunlar hafızanıza kazınıyor ve hikayeleri de kafanızda karışmıyor bu tarzı sevdim.Kitabın zorlandığım tarafı ise diyalogların sadece virgül ile birbirinden ayrılmasıydı ki buna da sayfalar geçtikçe alışılıyor. 6) Yazar körlük metaforu üzerinden ki bana göre körleşmeyi metafor olarak kullanıyor. İnsanlığın bütün bencilliğini buzlu bir su gibi yüzümüze vuruyor. “körlük” bir çözüm bulunmadıkça insanlığı tamamen etkileyecek bir salgın mı yoksa gökyüzüne, çok yükseğe fırlatılan, en yüksek noktasına ulaştıktan sonra askıda kalmış gibi bir an duran, yerçekimiyle ve Tanrı’nın kayırıcılığıyla hemen sonra kaçınılmaz olarak düşmeye başlayan, böylelikle de beyaz, süt denizi içinde körlüğe düşen insanları üzücü, yıkıcı ve korkunç karabasandan çıkmasına sebep olabilecek bir ok gibi geçici mi? 7)Okurken hem sistem eleştirisine tanık olurken hem de bu şekilde salgının cinsi merak ediliyor. Yaşanılan bu süreç içinde insanların vazgeçemediği ve olmazsa olmaz duyguları ve dürtülere de kitap içinde sürekli vurgu yapılmış. Açlık ve cinsellik insanın bu yegane karşı koyamadığı iki inanılmaz zapdedilmesi zor dürtü ile elindeki en büyük nimet olan görmek kabiliyetini kaybetmiş insanların bu dürtüler ile başa çıkamayışının hengamesi...
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.