Gönderi

Film Önerisi Vermek ya da Vermemek... İşte Bütün Mesele Bu
10/10
·352 syf.··
2020 122. kitabı
·
186 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 18:46
Hayatımda en sevdiğim filmler hakkında YouTube'da hazırladığım film önerileri içeriğimi izlemek için bu linke tıklayabilirsiniz: ytbe.one/MPU3_1N9gmo İster Tarkovski, Kubrick, Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan diyen bir Entel Feridun olun, isterseniz de canınız sıkıldığında arkadaşınızla sürekli durdurup üstüne tartışabileceğiniz sahnelerle dolu filmler keşfetmek isteyen birisi olun. Bu kitapta sinemanın doğuşundan şimdisine kadar neredeyse her şey var! Bu incelemeye özel olarak şöyle bir şey yapacağız, 1000kitap'ta genelde kitaplar hakkında konuşuyoruz elbette ama maalesef filmler ve sinema pek ön planda olamıyor. O yüzden bu incelemeye yorum yazan arkadaşlar bana en sevdiği filmlerden 1-2 adet film önerirse ben de yorum yazan arkadaşlara 1 adet en sevdiğim filmlerden önereceğim. Böylelikle sinema konuşmaya çok zaman ayıramadığımız bu sitede en azından bir inceleme içerisinde pek çok farklı kişisel zevkten güzel filmin toplanmasını sağlayabiliriz. Şimdi gelelim bir ortamda sinema konusu açıldığında şekil gözükmenizi sağlayacak bazı püf noktalarına... Öncelikle 1895 yılındaki Fransız Lumiere biraderlerin 46 saniyelik kısa filmi olan "Lumiere Fabrikasından Çıkan İşçiler" filminin tarih boyunca çekilen ilk sinema filmi olduğunu bilirseniz belki de bir gün Kim Milyoner Olmak İster'e katılıp bu şekilde bir soru çıktığında Kenan İmirzalıoğlu'nun ezici bakışlarına maruz kalmaktansa hiç joker harcamayıp doğru cevabı verebilirsiniz, benden söylemesi. Aslında incelemenin gelişme kısmına geçmeden itiraf etmem gereken bir nokta var ki, o da şu... Genellikle kitapları anlama ve içlerindeki alt metinleri çözümleme konusunda nispeten iyi sayılsam da konu filmlere geldiğinde filmlerin içindeki alt metinleri anlama kısmında tam bir algılama özürlüsü oluyorum. Size bu konudaki bir anımı anlatmak isterim. Stanley Kubrick'in Jack Nicholson başrollüğündeki The Shining filmini izliyorum ve Nicholson'ın canlandırdığı Jack Torrance adlı beyefendi, filmdeki otelin zemin katındaki duvarda bulunan bir desene karşı top fırlatıp duruyor. Gayet normal bir sahne değil mi? Yani bir insan bir duvara karşı top fırlatabilir, gerçekte olsa bunda herhangi bir alt metin düşünmeyiz. Ama iş sinemaya gelince öyle olmuyor kardeşim. Çünkü Kubrick denen adamın öyle bir mükemmeliyetçi sinema anlayışı var ki, Nicholson'ın orada duvara attığı top ve duvardaki kızılderilileri hatırlatabilecek bir desen, Amerikalıların kızılderililere tarihte yaptığı zulmü anlatıyormuş. "Abi ben anamın karnından doğma bilgilerle bu sahneyi nasıl anlamlandırabilirdim ki?" diye soracak olursanız, zaten sinema tarihine büyük etki etmiş olan Kubrick, Tarkovski, Bergman, Lynch gibi yönetmenler de tamamen bizi etkileri altına almak ve sinemanın kronolojisine büyük dokunuşlar bırakmak için filmlerini çekmiş yönetmenlerdir. Peki, bu kitapta ne bulacaksınız? Bu kitabı okumadan önce sinema konusunda neredeyse körkütük cahil birisi olmama rağmen 186 gün boyunca başından sonuna kadar pürdikkat okuduğum ve maalesef ki fiyat olarak da aşırı tuzlu bu kitap sizi onlarca yönetmen ve hatta yüzlerce filmle tanıştıracaktır. Elbette bunlar genellikle pek çok sinefil tarafından bilinen ve çoğunluğu popüler olan filmler gibi de gelecektir bazılarına. Fakat içeriğindeki görseller, sinema tarihinin değişen sinema teknikleri, çekim açılarının yönetmenlerle birlikte evrimleşmesi ve çeşitlenmesi, yönetmen inisiyatifleri, farklı türlerdeki film önerileri gibi pek çok konu, eminim ki en tutkulu sinefilin bile ilgisini çekecek yöndedir. İncelemeyi tamamlamadan size hayatımda en sevdiğim ilk 2 filmi önermek istiyorum. Bunlardan ilki Jacques Tati'den Play Time filmi ve Frank Capra'dan Şahane Hayat filmi. İlk filmde birey olarak bizlerin mekanlarla olan ilişkilerini bir olay örgüsü kaygısı olmaksızın görebiliyor olacaksınız. İkinci önerdiğim filmde ise yaşadığımız onlarca dert ve sıkıntıdan sonra "Hiç doğmasaydım daha iyi olurdu." gibi bir düşünceyle tamamen karamsar olan bir adamın hayatının nasıl değiştiğini izleyeceksiniz. "Yaptıklarımız veya yapmak istediklerimizle yargılanmıyoruz. Eseri bir bütün olarak anlamak istemeyen, hatta ona bakmak bile istemeyen insanlar tarafından yargılanıyoruz. Onun yerine yaptıkları şey tekil parçaları ve ayrıntıları yalıtıp onlara sıkıca tutunmak ve onlarda özel, ana bir nokta olduğunu kanıtlamaya çalışmak. Bu delilik." diyen Tarkovski ile birlikte insanlara parçacıl olarak değil bir bütün olarak bakmayı öğreneceksiniz. Onunla birlikte iz sürmeyi, elbette daha sonrasında da kendi benliğinizin izini sürmeyi, bilincinizin karanlık sokaklarında bir fener aramanın ihtimallerini öğreneceksiniz. Eserleri bir bütün olarak değerlendirmek isteyip belki de kendinizin bütününe dair bir şeylerin artık değişmesi gerektiğinin farkına varacaksınız... Hem zaten Polonyalı film yönetmeni Krzysztof Kieślowski'nin de dediği gibi "Sinema hiçbir şeyi değiştiremez; ama insanların birçok şeyi anlamalarını sağlar. Dünyayı değiştirecek olan şey filmler değil, o filmleri izleyen insanlardır." diyemez miyiz? Bizler pek çok filmi çok rahat bir şekilde izleyebilme olanağına sahibiz. Bu şekilde hayattaki davranışlarımızı, bakış açılarımızı ve yönelimlerimizi belirleyip yönetmenlerin tercihlerinden kendimize bir şeyler kapabiliyoruz. Oysaki mesela Shakespeare hayatında hiçbir zaman Dostoyevski'yi okuma şansına ulaşamadı. Dostoyevski 1881'de öldüğü için hayatında 1 tane bile film izleyemedi. Biz ise bizden önce yazılan bütün kitapları okuma ve çekilen bütün filmleri izleme şansına sahibiz. Kültür hafızamız açısından bu kadar imkana ulaşabilecek haldeyken onlardan daha çok çabalamamız gerekmiyor mu sizce de? İncelememin başında dediğim gibi, yorum yazan arkadaşlar bana en sevdiği filmlerden 1-2 adet film önerse de önermese de onlara her türlü 1 adet en sevdiğim filmlerden önereceğim. Hadi bakalım, biraz nitelikli filme boğalım bu siteyi!
Sinema
Sinema KitabıKolektif · Alfa Yayıncılık · 2016175 okunma
··
5,4bin Gösterim
58 Yorum
BUYRUN Efenim - Yedi Samuray (1954) - American History X - Geçmişin Gölgesinde (1998) - Gladyatör (2000) - Son Mohikan (1992) - Kuzuların Sessizliği (1991) - Seven (1995) Umarim bu kitabı alıp okuyup izleme fırsatını buluruz.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Çok güzel filmler önermişsin değerli YouTube üyem Musa. :) Yedi Samuray, Kuzuların Sessizliği ve Seven en sevdiğim filmler arasında benim de. Diğerlerini de izleyeceklerime atıyorum. Film önerim: - David Lynch, Mulholland Drive
Tanrı Kent (2002) Full Metal Jacket (1987) New York Yanılsamaları (2008) Soraya’yı Taşlamak (2008) Bence dördü de kitap gibi film
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
İlk ikisini izledim ve çok severim. Diğer dediklerinizi de izleyeceklerime ekliyorum Letterboxd'de. Teşekkür ederim:) Film önerim: - Charlie Chaplin, Şehir Işıkları
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Arkadaşlar şimdi YouTube'da bir canlı yayınım var, önerilerinize ve yorumlarınıza yayından sonra mutlaka bakıp ben de sevdiğim filmlerden önereceğim. Sizi seviyorum öptüm
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Arkadaşlar bu arada 1000kitap'ın film yorumlanan, izlediğimiz filmleri kaydettiğimiz versiyonunu arıyorsanız uzun zamandır Letterboxd sitesini kullanıyorum ve çok memnunum. Site İngilizce ama kullanımı ve arayüzü kolay. Eğer siz de izlediğiniz filmleri yorumlamak, film önerileri almak ve başka insanların profillerindeki sinema yorumlarını okumak istiyorsanız Letterboxd'de beni bulabilirsiniz: letterboxd.com/filmintheblanks
12 Angry Men, The Grand Budapest Hotel
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
2. yazdığınızı bugün yarın izlemeyi planlıyorum. İlk yazdığınızı da yine ilerleyen zamanlarda izleyeceğim, çok önerilen ve beğenilen bir film olduğunu biliyorum. Önerileriniz için çok teşekkürler... Film önerim: - Gillo Pontecorvo, The Battle of Algiers
Reklam
Geçtiğimiz ay almıştım kitabı ama henüz okumadım. En kısa zamanda okuyacağım. Zaten tam da şu sıralar okumam gerektiğini düşündüğüm bir ansiklopedi :) çünkü kaliteli filmler izliyorum şu sıralar 😊 Filmlerime gelecek olursam: + Monty Python - Life of Brian + Çingeneler Zamanı + Kan Dökülecek + In The Mood For Love + Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi + Amelie + Irreversible + Burning ...
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Amelie haricinde hiç duymadığım bu değerli film önerileri için çok teşekkür ederim, hepsine bakacağım mutlaka. :) Kitap da çok güzel kesinlikle, sinema hakkında 0ken beni nerden nereye getirdi. Fiyatı pahalı olsa da kesinlikle hak ediyor bence. Film önerim: - Jean Renoir, Oyunun Kuralı
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.