Öncelikle kitabı okumayı düşünüyosanız size başlamadan önce şunu belirtmeliyim.Kitap, çok detaylı bir inceleme kitabı değil bunu bilerek yola çıkmalısınız.İkincisi de sinema konusunda en az orta seviye bir hoşlantınızın olması lazım.Çünkü kitabı okurken sıkılıp bitirmeden bırakabilirsiniz.Bu da 66 TL ye alınan bir kitapta yaşanacak büyük bir pişmanlık olur.Keşke dememeniz için bunları belirtmem de fayda olduğunu düşündüm.Kitaptan bahsedecek olursak, kitap Alfa Yayınları nın Büyük Fikirleri Kolayca Anlayın serisinden çıkan bir kitap.Doğal olarak yola da bu şekilde çıkıyor.Basit bir dille herkesin anlayabileceği bir şekilde detay ya da teknik bilgi vermeden kitabı biz okurlara anlatıyor.Kitap, Lumiere biraderlerin 46 saniyelik Lyon'da fabrikada çıkanları çekmesiyle başlıyor.Yıllardan 1894.Daha sonra malumunuz Charlie Chaplin, Alfred Hitchcock, Akira Kurosawa,Coppola, Spielberg, Tarantino, Nuri Bilge Ceylan derken günümüze gelen sinemanın evrimi.Tabi bu evrimin başlangıcı kısa sessiz ve siyah beyaz filmlerle oluyor.Daha sonra konuşmalar, renklenme derken buna ayak uyduramayan büyük oyuncu ve yönetmenlerin yok oluşu.Savaş çağlarının ve teknolojinin etkilediği entellektüeller.Ülkelerinden kaçanlar.Ve saire ve saire.Şu benim çok hoşuma gitti.Sinemadaki büyük yapımların çoğunun aslında bir kitap olması.Yani sinemanın edebiyata çok büyük bir saygı duyması.Milyoner in Vikas Swarup un romanından, Tanrı Kent in Paulo Lins in romanından, Yüzüklerin Efendisinin herkesin bildiği üzere Tolkien den hatta Hobbit in de,Halka nın Koji Suzuki romanından, imdb nin zirvesi Esaretin Bedeli nin Stephen King romanından, Baba nın Mario Puzo nın romanından çıktığını görüyoruz.Edebiyat ın bu sektörde de ne kadar önemli olduğunun örneği gibiydi adeta.Kitap, yer yer sıkıyor hatta filmi