·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ağustos 2020 19:16 Egemen sınıfların ideolojisi malum; her yanı kaplamış vaziyette. Doluya tutulmak gibi bir şey. Artık o sağanak bulutlardan ne kadar az hasar alabilirsek o da insanın yanına kar kalıyor. Malumun dışında bir şey söylendiği zaman hemen bir yerlerden görmemezlik, duyumsamazlık ya da "mahallenin bir akıllısı sen misin?' gibi cümleler sarf edildiği de oluyor. Bunu kişi (sorgulayan, araştıran kişi için geçerli !) kendi içinde ve çevresinde de rahat bir şekilde görebilir. Fikret Başkaya da Çöküş kitabıyla en başından bu soygun düzeninin (egemen sınıfların egemen ideolojisi ve kapitalist sistemin artık sona yaklaştığını ifade ederek) sonu geldiğini bu 'deneme' kitabıyla anlatıyor.
Marks'ı ve Marksizm'i de anlatıyor. Marks'ın bile şu an (geçmiş de dahil) dirilse, kendisinin bile anlamayacağı bir Marksizm olgusuna 'din' gibi inanan kesimlere de dem vuruyor. Yine burada 'egemen güçlerin' bazı kavramları nasıl tahrip ettiğini de anlatıyor. Fikret Başkaya cümlelerini çok keskin bir şekilde sarf ediyor. Bu yüzden de 'mahallesinden de' bir tepki alabileceğini düşünerek yine de 'denemelerini' paylaşıyor.
Fikret Başkaya'nın Çöküş - Kapitalizmin Nihai Krizi Üzerine Bir Deneme adını taşıyan kitabı sorgulama içeriyor. Okunması ve okutulması gereken önemli bir kitap. Yaşadığımız sorunların görülen ve görülmeyen yönünü akıcı bir şekilde anlatıyor. Yoksulluk kader mi? Bunun dini ve siyasi olarak bir kader olmadığı anlaşıldığı zaman esas düzen kurulacak. Egemen güçlerin ve onun emrinde olan dinin, siyasetin ve diğer unsurların insanlığı nasıl sömürüldüğünü ve yozlaştırıldığını da anlatıyor.
Ali Şeriati'nin 'Sizi Rahatsız Etmeye Geldim' cümlesi gibi birilerini ve sistemi rahatsız eden cümleler içeren bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Bu kitabı 7 - 15 Ağustos 2020 tarihleri arasında okudum. İnceleme yazısı ise 14 Ekim 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklendi.