Kuşkuları olmayan insanlarla tartışılmaz.
"Zavallı halk! Gördüğü bildiği bu öteden beri. Böyle koşullandırılmış. Devlet sorunları, savaş sorunları, dinsel inançlarla karmakarışık kafalarda. (...) baştakilerin ulusu yönetirken Tanrı’nın buyruğu, ilhamı ile karar verdiklerine inanır. Hata etmeleri söz konusu değildir. Yanlışlığı doğruluğu tartışılmaz bu kararların. Halk yüzyıllardır oğullarını niçin, neden çıktığını, kiminle olduğunu bile bilmediği savaşlara göndermeye öyle alışmış ki..."
"Ben bildim bileli, kimse boş yere koşmaz politikada. Kim koşarsa kesesini doldurmak için koşar..."
"Eğitimde eşitsizlikten kese doldurmak! Gelecekteki daha bütün eşitsizliklerin beton temellerini atmaktı bu!"
Beş on kitap okumakla, ayrı ayrı uluslardan, ayrı ayrı dinlerden insanların, yaşayıp ölürken, sevip sevilirken birbirlerinin eşit olduklarını anlayabilmişti. İyi ama nedendi bu savaşlar? Nedendi insanlar arasındaki bu ayrılık? Birazcık bilgisiyle düşündükçe içinden çıkamaz oluyor, çamaşır makinesinin kazanına dönüyordu kafası.