Gönderi

Bütün Alıntılar
BBC’nin hazırladığı Stock Check infografiğine göre, ilaç ve akü üretiminde kullanılan antimon elementi Dünya’da 8 yıl içinde tükenecek. Gümüşün 20, bakırın 30 ve titanyumun 45 yıllık ömrü kaldı. Yapılan hesaplamalar, devrimsel nanotekno￾loji yaygınlaşana kadar bu madenleri asteroitlerden çıkarmanın çok daha ucuza geleceğini gösteriyor. Ağır sanayideki bu açığı doldurmak için kurulan Planetary Resources şirketi, Dünya’da tükenen madenleri önü- müzdeki 20 yılda Asteroit Kuşağı’ndaki asteroitlerden çıkarmaya başlayacak. Şirketin vizyoner destekçileri arasında ünlü film yönetmeni James Cameron ve Google CEO’su Larry Page de yer alıyor. 22 4k kilometreküp Dünya’nın en büyük magma rezervuarı Yellowstone’un altında ve 1,6 milyar Olimpik yüzme havuzu hacminde. 29 765 mİLYon $ NFL’nin (Amerikan Futbolu Ligi) 2013’te bir dava sonucu binlerce emekli oyuncuya beyin sarsıntısıyla ilgili sağlık sorunları yüzünden öde￾meyi kabul ettiği tazminat. Bu tazminatın karşılığında NFL, beyin sarsıntısının nörolojik hasara yol açtığını ne zamandan beri bildiğini açıklamayacak. 9.5 MİLYAR $ NFL’nin 2012 geliri 32 Bilimsel araştırmalar, uyanık olduğumuz saatlerin yarısını karmaşık düşüncelerimizle dolu iç dünyamızda geçirdiğimizi söylüyor 67 78 İnsan beynindeki suyun yüzdesi. Vücut kütlesinin sadece %1’i kadar su kaybı dehidrasyona yol açabiliyor. %9 kayıpta ise ölüm gerçekleşebiliyor. Kaynaklar: Washington Üniversitesi, Arizona Üniversitesi 86 Ay, dünya kadar büyük olsaydı, ne olurdu? Şehirler sular altında kalırdı. 92 Bitkiler kanser olur mu? Olur ama genellikle iyi huylu 93 Kış aylarında daha çok hastalanıyor olmamızın üşümemizle ilgisi var mı? Hayır. Aksine üşümediğimiz ortamlarda hastalığa yakalanma riski daha fazla Aslında soğuk algınlığı gibi kış aylarına özgü bazı hastalıklar, ha￾vanın sıcak ya da soğuk olmasıyla değil, maruz kaldığımız mikrop￾larla ilgili. Yazın, güneşten bize ulaşan morötesi ışınlar mikropları öldürüyor. Ayrıca kapalı bile olsa genellikle sürekli havalanan ortamlarda veya açık alanlarda daha çok vakit geçiriyoruz. Yazdan farklı olarak, kış aylarında kapalı ortamlarda diğer insanlarla daha çok iç içeyiz. Bu ortamlarda mikropların havaya hızla yayılmasının başlıca sebebi, yeterince havalandırılmıyor olmaları. Böyle olunca, öksürük ve hapşırıkla başkaları tarafından da solunan havayı mikroplarla doldurmuş oluyoruz. Özellikle hapşırıkla esnasında ağzımızdan çıkan havanın hızının saatte 176 kilometreye ulaştığı oluyor. Yani mikropların havaya çok büyük bir hızla yayıldıklarını söyleyebiliriz. rolsüz bölünmeye başladığında bile oluşturduğu tümör genellikle tek bir noktayla sınırlı kalıyor ve bitkinin sağlığını çok az etkiliyor (örneğin, sekoyalarda budak oluşuyor). Bitkilerin bir diğer avantajı da hayati organlarının bulunmaması. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde bitki genetikçisi olan Elliot Meyerowitz, “Eğer insansanız beyin tümörüne yakalanmak berbat bir şey” diyor, “ama bitkiyseniz tümö- rün olumsuz tek bir etkisi bile yok. Çünkü nerenizi etkilerse etkilesin, bir tane daha yapabilirsiniz.” Meyerowitz insan ve hayvan onkolojisi arasındaki farka, sekoya ağaçları ve budaklar üzerinden bir örnek daha veriyor. “Bitki tümörlerini cerrahi operasyonla ya da kemoterapiyle tamir etmek yerine, onlardan uyduruk sehpalar yapıyoruz.” Aynı zamanda tenimize de yapışan bu mikropları genelde kapı kolları ve elektrik düğmeleri gibi herkesin sıklıkla dokunduğu yerlere de bulaştırmış oluyoruz. Temizlenmediği takdirde saatlerce, hatta bazen günlerce yaşayabilen mikroplar, hastalıkların kış aylarında artması- na sebep oluyor. Her 4 soğuk algınlığı vakasından 2 tanesine, tıp dünyasının çok yakından tanıdığı 4 virüsten biri neden oluyor. Bu virüsler, solunum yolları hücrelerinde enfeksiyonlara yol açıyorlar. Uzmanlar, virüslerden kaynaklanan 250 farklı soğuk algınlığı tipi olduğunu belirtiyorlar. Soğuk algınlıklarının geri kalan yüzde ellisiniyse, henüz bilinmeyen ve tanımlanmayan virüsler oluşturuyor. İşte bu nedenle, hiç kimse bu hastalığa karşı oluşturulmuş bir bağışıklık sisteminden söz edemiyor. 93 Bir labirentten çıkmanın en kolay yolu nedir? Kısa yanıt Gözler kapalıyken, sağ elle duvara dokunup, hiç kaldırmadan ilerlemek 94 Neden sıkılıyoruz? Daha fazla ilgi duyduğumuz şeyleri keşfetmek için Tıpkı açlık veya susuzluk gibi, sıkılmak da aslında davranış şekli￾mizi hemen değiştirmemiz gerekti- ğine dair sinyal veren durumlardan biri. Aslında tüm bu negatif duygu ve durumlar, evrim sürecinde rol oynayan doğal seleksiyonun bireylere kazandırdığı bir lütuf gibi. Neden mi? Çünkü merak etmek, yeni şeyler keşfetmek ve yaratıcı aktivitelerde bulunmak, hayatta kalma becerimizi geliştiriyor. Kanada, Ontario’da bulunan John Eastwood York Üniversitesi bilim insanları sıkılmayı; “istemek￾ten alıkoyan ve tatmin edici bir akti￾viteye katılmayı erteleyen durum” olarak tanımladılar. Okullar temel alınarak yapılan araştırmalar, çocukların üçte ikisinin derslerde her zaman sıkıldığını gösteriyor. Evrimsel faydaları bir tarafa, sıkıntı kronik bir duruma da dönüşebili￾yor. Bu tür bir sıkıntı, beraberinde bıkkınlık da getiriyor ve çoğu zaman depresyonla sonuçlanı- yor. Aslında araştırmacıların da belirttiği gibi, sıkıntının tek ilacı eğlenceli veya yaratıcı aktivitelere katılmak. Ama genelde ne tür bir aktiviteye katılmamız gerektiği konusunda kararsız olduğumuz￾dan, durumu değiştirmek adına biraz da üşengeç davranıyoruz. Hal böyle olunca, ortaya daha çok sıkıntı çıkıyor ve farklı bir aktivite bulmamız gerekirken, çevremize odaklanmaya çalışıyor, sonuçta bir çıkmaza giriyoruz. Ayrıca dikkat ve sıkıntı arasında güçlü bir bağlantı olduğu tespit edildi. Örneğin kendi düşünce ve duygu￾larımıza karşı ilgimiz arttığında daha çok sıkılıyoruz. Dış dünya için de tam tersi geçerli. Çevre￾mize veya içinde bulunduğumuz duruma karşı ilgimiz azalmaya başladığında sıkılıyoruz. Doğrusu￾nu söylemek gerekirse; hiçbir şey sıkıcı değil. Düşen ilgi seviyemizin acısını dış dünyadan çıkarıyor, dikkatimizi çekmeyen şeyler için bu kelimeyi kullanıyoruz. 96 Vücudumuzda kaç molekül var? Trilyonlarca 96
Bilim
·
473 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.