Asperger sendromlu, her olayı çözerim ben diye ortalarda dolaşan bir çocuk, eski mahallelerde geçen tuhaf olaylar, cinayet senaryolarıyla iç içe geçmiş bir dolu hikaye. Daha doğrusu üst üste bindirilmiş 3-4 ana konu.
Behey Alper beyefendi, madem iyi yazıyorsun, biliyorsun bu işi de neden her bir konuyu ayrı ele alıp da şöyle ağız tadıyla mistik cinai romanlar yazmıyorsun. Hem de şöyle uzun uzun, tüttüre tüttüre, gere boşalta. Betimleme desen kitapta sadece güvercin yuvasını betimlemişsin, kalemin alışık olmadığından o betimlemeyi de anlamadık. Çünkü o kadar kamera hareketi yapıyorsun ki biryere zoom yaptığında bu sefer de okuyucu oraya bakmak istemiyor, kamera hareketini devam ettirmeni bekliyor. Olayı iyi kurguluyorsun, cümlelerin çarpıcı, bilgin süper, espri kabiliyetin keskin. Peki neden bunları 5 yaşındaki! Alper’e söyletiyorsun. 45 yaşındaki Alper’den 5 yaşındaki Alper’in diline süfle yapıyorsun. Cık Cık olmuyor, absürtleşiyor, böyle bir yazın bulmuşuz kaçırmak istemiyoruz, onu da Pal Sokağı’na çevirme.
Üretime de devam lütfen, öyle 3/5 romancıkla bizi bırakma. Sen bu romanları cep telefonundan bile yazarsın, What’s up mesajı gibi akar gidersin. Biraz vakit ayır bu işe, şöyle 10/15 dile çevrilecek eserler ver bize. Bu eserlere de ne olur konuyla bağlantılı isimler ver. “Cehennem Çiçeği” kim bu romanda, ne alaka dedirtme bizim gibi dedekte okuruna.
Alper Canıgüz