Gönderi

SERENAD !!!
2/10
·481 syf.··
2020 146. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2020 16:44
·
# Serenad, son derece popüler olan ve bu hali uzun süredir değişmeyen bir kitap. Birçok arkadaşım tarafından tavsiye edilmiş ve 1K uygulamasında dahi çok okunan kitaplar arasına girmeyi başarmış bir eser. Söz konusu Serenad olunca insanlar kitabı okuduğu gibi kitaptan alıntılar paylaşıp incelemeler yayınlamayı da hiç ihmal etmemiş. Kitapla alakalı yapılan yorum ve değerlendirmeler bende öylesine mükemmel bir Serenad beklentisi oluşturdu ki okuduğum kitabın gerçekten sizin bahsettiğiniz ve bu incelemenin hemen ardından başlayarak sayfanın sonlarına kadar uzandıktan sonra – güzelliği yeterli ifade edilememiş olacak ki - zavallı sayfayı da yırtıp geçerek sonsuza doğru uzayıp giden diğer “Mükemmel Serenad” incelemelerinizde konu aldığınız kitapla aynı olup olmadığından şüphe ediyorum. Konu olarak son derece ilgi çekici olmasına rağmen konuyu işleyişi kitabı çekilmez kılıyor. Hümanizm, insan sevgisi gibi birtakım değerlerin arkasından edilen laflar akıllara “Hümanist olmak bu mu?” sorusunu sık sık getiriyor. Burada kitap üzerinde bir ameliyat yapıp birkaç yeri neşterle alarak sizlere sunacak, sağını solunu kırparak düşüncem doğrultusunda kullanacak değilim. Bunu yapmam için hiçbir sebep de yok. Zülfü LİVANELİ’yi de tanımam etmem. Lakin kitapta milli manevi değerlerimizi neden bu kadar hor gördüğünü bir türlü anlayamıyorum. Belli dönemlerde yaşanan sıkıntılardan bahsedip Yahudi ve Ermenilerle ilgili üzüntülerini dile getiriyor olması gayet doğal. Anlamadığımız şu ki memleketlerinden gönderilenler, acı çekenler, yurtlarından sürülenler sadece onlar mı? Sırf Müslüman ve Türk oldukları için çeşitli işkenceler gören ve şansı varsa kurşuna dizilerek bir an önce öldürülen insanlarımız neden kitapta bir kez olsun geçmiyor! Merak etmeyin sayın okuyucu. Tam da burada yazarın o kusursuz “objektif” bakış açısı giriveriyor işin içine. Elbette geçiyor! Bunları söyletmek için dar görüşlü, dogmatik ve basit bir karakter çiziyor; ardından karakteri kendisine ve kendi görüşlerine karşı olan suni bir “düşman” olarak okura sunuyor. Öyle bir “düşman” ki sözleri iktidarların pozisyonlarını kuvvetlendirmeye yarayan sahte muhalefetleri andırıyor. O konuştukça kahramanımız “engin bilgisiyle” çürütüyor, her defasında onu ve dolaylı olarak da o görüşten olan insanları yeniyor. Yendiğini zannediyor. Karakter o kadar uçlarda çizilmiş ki o bunları söyledikçe ( söylemek denirse) biz üzülüp hak vermekten çok “Faşist herif ne kadar ırkçısın!” diyoruz. Yani yazar bir oradan vuruyor bir buradan. Daha da tuhafı yazarın diline yapışan “Ermeni katliamı” diye bir ifade var. Bu ifadeyi kullanarak “Ermenilere yapılanlar” konulu epey mesaj veriyor. Bu “Ermeni Katliamı” ifadesi benim üzerimde çok etki yapmıyor. Sanırım diyorum yazar burada bir şeyleri bir şeylere feda etmiş… Bir konu daha var aslında hiç girmek istemediğim. Bu da türban meselesi… Merak etmeyin böylesine Hümanist(!) bir bakış açısı bu tarz fırsatları hiç kaçırır mı? İnsana ve insana ait olan şeylere duyduğumuz tüm saygıyla çözümü kızların türban takmaMAsında buluveriyoruz. Abarttığımı düşünenler bakabilir S.48/49 Sonuç itibariyle kitap hakkındaki yorumum bu yönde. Yorumumun böyle olmasının sebebi seçilen konunun işlenişiyle ve çok fazla mesaja boğulmuş olmasıyla alakalı. Çok daha farklı şekilde işlenebilecek bir konuyu herhangi bir edebi değer taşımayan ve son derece art niyetli mesajlar yığını haline getirmek bence mantıklı olmamış. Kitapta verilen tüm mesajlara rağmen aklıma Salihli’de bir nineyle konuşurken ettiği laflar geliyor. Ona da babası anlatmış. “Yunan kaçarken her yeri yakmış oğlum. Evden çıkamayan yaşlılar, kötürümler, bebekler hepsi yanmış. Ahırlarda bağlı olan hayvanlar bile kömür olmuş. Bu Salihli’den yanık et kokusu nice zaman kalkmamış” demişti. İyi okumalar 1K.
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
··
1 +1'leme
·
5,5bin Gösterim
12 Yorum
Okuduğum bir kitap olmasına rağmen bu incelemeyi okuyunca kitabı da tekrar okumak istedim. Görüşlerinize katılıyorum ancak kitabı okurken sizin değindiğiniz noktalar gözümden kaçmış olsa gerek. Ya da yaş ilerledikçe değişen bakış açım şu an bunları önemsiyor olsa bile o zaman oku geç yapmış olmama sebep olmuş olabilir. Güzel bir inceleme olmuş 🌿
COŞKUN EROL
Gönderi Sahibi
Yaş ilerledikçe ve daha çok okudukça kitaplara farklı yaklaştığımız düşüncesine katılıyorum. İnsan değiştiği gibi kitaptan beklentisi de değişiyor. Yorumunuz İçin teşekkür ederim 👍🏿
Yorumunuza katılmadığımı belirtmek isterim. Serenad’ı tek bir meseleye indirgemek bana göre kitabın ruhunu kaçırmak oluyor. Bu kitap benim için belirli bir kimliğin acısını öne çıkarmaktan çok, bu coğrafyada yaşayan farklı insanların hikâyelerini bir araya getiren çok katmanlı bir anlatı. Anadolu gibi bir yeri 1-2 renkle anlatmak mümkün değil; aksine bu çeşitlilik, yani farklı acıların ve kimliklerin bir arada olması kitabın en güçlü yanı. Yorumunuzda “neden şu yok, neden bu yok” sorusu üzerinden bir eksiklik aranıyor ama edebiyat her şeyi eşit şekilde dağıtmak zorunda değil. Yazar bir pencere açar; o pencereden bakarak daha büyük bir resmi hissetmemizi sağlar. Ayrıca kitapta yalnızca tek bir kimliğe ait hikâyeler yok. Farklı karakterler ve geçmişler üzerinden aslında ortak bir şey anlatılıyor: Bu topraklarda yaşayan insanların, kim olursa olsun, zaman zaman korku, kayıp ve kimliğini saklama gibi deneyimler yaşayabildiği. Bence kitabı “kim haklı kim haksız” üzerinden değil, “insanlar neler yaşamış” üzerinden okumak daha anlamlı. Bu açıdan bakıldığında eserin yüzeysel değil, aksine oldukça derin bir anlatı sunduğunu düşünüyorum.
Yorumunuzu okurken dikkate alacağım 👍
COŞKUN EROL
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim iyi okumalar 👍🏿
Birkaç dakika önce bitirdim kitabı ve odasına gidip abime tam olarak sizin yazdığınız şeyleri söyledim. Sonrasında "benimle aynı fikirde olan var mı acaba?" diye bakınırken bu incelemenizi gördüm. Gördüğüme çook sevindim çünkü ülkede bu yazarla aynı zihniyete sahip olanların sayısı oldukça fazla. Milli ve dini değerlerimizin bu denli değersizleştirilmeye çalışıldığını görmek beni çok üzüyor. Bu yüzden bu yorumunuz çok değerli.
COŞKUN EROL
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim. 🙏
İncelemenizi okuyunca yalnız olmadığıma sevindim☺️çok yüksek beklentiyle başladığımdan mi emin değilim fakat tarih ve politika ağırlığıyla kurgusunu boğan, durağan yapısıyla okuma isteğimi törpüleyen bir roman oldu. Livaneli’nin diline saygı duysam da, konunun geç açılması, gereksiz ayrıntılarla uzatılması ve akıcılıktan uzak anlatımı nedeniyle kitabı zar zor bitirdim. Benim için tempo, duygu ve kurgu yönünden beklentilerimi karşılamayan, sıkıcı bir okuma deneyimi sundu..
COŞKUN EROL
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için teşekkür ederim. İsmi fazlaca dillendirilen popüler kitapların da bazen bekleneni veremediği açık. Beklentinizi karşılayacak kitaplara denk gelmeniz dileğiyle. 😊🙏
Reklam
Kitabı henüz okumaya başlamadım. Ama artık iyi bir okuyucu olduğumdan mı ne kitabın arka kapağını okur okumaz buram buram bir yanlılık kokusu aldım. Yorumları okurken içlerinde en uygun yorum sizin yorumunuz oldu. Türk ve Müslüman olan zulme uğramamış gibi Türk yazarların kendi tarihlerine olan antipatilerini bir türlü anlayamıyorum. İncelemeniz için teşekkürler.
COŞKUN EROL
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için teşekkürler 👏
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.