Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 11 Kasım 2020 16:30 Hemşerimiz Caraco, bilimin geleceğimizi kurtarmaktan ziyade anı kurtarmak için gelişimler gösterdiğini, dinlerin insanlığı uyuttuğu ve sonunun gelmesi gerektiği, doğaya yakınlığını kaybeden ve üremesi için teşvik edilen insanoğlunun nüfus patlamasıyla dünyanın ve kendinin sonunu getirecek olduğunu, yöneticilerin ve sistemlerin çıkarlarını korumak uğruna yalanlarla insanoğlunu kandırdığını, gençliğin dikkatli olması gerektiğini, yine de her şey için reform noktasının geçilip kaosa doğru bir ivmeli hızın baş gösterdiğini belirten tespitler yapsa da bazı noktalarda “benmerkezci” ve “ırkçı” bakış açıları çok rahatsız edici olabiliyor kitaptaki ifadeler itibariyle.
Örneğin;
“Afrikalılar ve Asyalılar Milliyetçiliği keşfettiler, Irkçılık onlara yabancı değil, bu insanlar bizim izimizde yürüyorlar ve eğer onların gözlerini açmalarını bekliyorsak, onların kölesi ya da kurbanı oluruz, karılarımız onların fahişesi olur ve mallarımızı onlar talan ederler. Onları aşağıladığımız için bizi affetmeyeceklerdir, sonra da köklerini kazımadan, kendiliklerinden feragat etmeye onları zorladığımız için bizi affetmeyeceklerdir; bizi yenme umuduyla bizi yeneceklerdir, eğer çok erkenden haklı çıkarsak, hem bizim tinselcilerimizden -ökümenizmin gölgesinde- yararlanıyorlar, hem de nesnelcilik kisvesi altında entelektüellerimizden yararlanıyorlar: Tuzağa düşersek yandık. Kardeşlikten söz ediyoruz, karşımızdakilerin dilenci ve intikamcı, çirkin, sağlıksız, ahlaksız, acımasız ve despotik olduğunu unutuyoruz, bizlerin en berbatından daha kötü ve e n kararlı safsatacılarımızdan daha yalancı olduklarını unutuyoruz.”
Ya da
“Bu Barbarların karşısına ne çıkartacağız? Hoşgörü, hatta aşırı hoşgörü mü? Bizi alaya alıp ezerler bizi. Eğer onların ordularının karşısına çiçeklerle süslü ve ellerimiz çıplak, barış vaaz ederek çıkarsak, Ortaçağdaki Moğollar gibi yaparlar, otuz bin silahsız Budist hacı, yüreklerine seslenebilme umuduyla karşılarına çıktığında, bir anlık şaşkınlıktan sonra hepsini yok ettiler. Ama sonradan Moğolların Budist olduğunu söylerseniz, ben de hacıların öldüğü cevabını veririm. Bizim ölmemiz gerektiğinde, boğazımızı uzatmayalım ve aldatılmış duygularla ölmeyelim, karşıtlarımıza yüreklilikte onlarla eşit olduğumuzu kanıtlayalım, yenildiğimizde onların bize muamele edeceği gibi davranalım onlara.”
Görüldüğü üzere insanlığın üremesinden dolayı dünyanın mahvolduğunu ve kısırlaşmanın, nüfusun azaltılmasının, yoksulun bir yoksul daha dünyaya getirmemesinin savunulduğu eserinde Caraco, bu değişimin sadece kendilerinden “aşağı” uluslar tarafından gerçekleştirilmesini istemekte. İnsanoğlunun geleceği için feda edilmesi gereken halkların Asya ve Afrika ile sınırlandırılırken kendi uluslarına dair Irkçılık yapmaktadır. Ne üzücü! Böyle bir nihilistin, etkileyici fikirleri olan bir düşünürün belki de Dünya Savaşı etkisiyle de olsa Irkçı fikirlerle ve saldırgan bir tutumla kendi “insan”ını “insan” olarak görmesi ne acı! Oysaki dünya nüfusunun planlamasının her ulustan insan için gerçekten anlamlı biçimde düzenlenmesi fikri ne güzel olurdu. Yıkım kolay yol, çözüm bulmak aslolan.
“Milyarlarca böcek” olarak tarif ettiği insanların dünyaya nasıl değerler kattıklarını günümüz bakış açısıyla göremiyor olabiliriz. Sadece düşünceleriyle etkileyici olan insanlar değil kol gücüyle, sezgileriyle, manevi gücüyle de bizi etkileyebilecek insanlar da değerli. Hümanizmin sonunu getirmek demektir milyarlarca insanı böcek olarak görmek. Eğer bu bakış açısı nesnelliğin yüce hali ise nesnellikten tiksinmemek mümkün değil! Aynı zamanda Nazilerin bakış açısı da bu değil miydi? “Üstün insan” olmadıktan sonra yak gitsin insan müsveddelerini!
Sevdiği biri kalmadığı anda hayata gözlerini kendi isteğiyle yuman Caraco, insanlığı sevebilseydi yaşamı yüce bulabilirdi belki. Sevgi sadece aileyle sınırlı kalınca “kaos” ve “ölüm” sevdası kaplıyor içi anlaşılan. Fikirleri ile yol gösteren etkileyici bir zekaya sahip Caraco’yu iyisiyle kötüsüyle, katıldığım ve katılmadığım görüşleriyle okumak keyifliydi. Kısa görünse de uzun uzun düşünmenize yol açan bir eser.