2. Frisch eserim ve yine doyurucu oldu benim için..
Okuması çok kolay diyemem, yazarı daha önce okumasaydım ilk kitabın bu olmasını istemezdim.
Ama onun dahi kalemine aşina oldugum için ben sadece edebi zevke odaklandım.
Kitap yazarın özyaşamoykusu ; günlüğü, anıları işlenmiş. Özellikle New Yorka bir davete giderken ,yayınevinde tanıştığı çok genç bir kız ile yaşadığı aşk üzerinden bir dönüşüm var..
Neden zor;
1. Yazar bu otobiyografik eserde kendini 3. Kişi olarak anlatıyor . Bu durum okuyucuyla arasına bir tık meseafe koyuyor gibi hissedilebilir.
2. Belli bir kronolojiye bağlı kalmıyor .. Sevgilisinden bahsederken hopp eski eşine geçiyor vs..
Neden çok sevdim:
1- Max Frisch’i anlamak icin okumuyorum.. haz icin okuyorum ve kaç okur hakkını tam verıyordur bilemem.. Kendi adına basit cümlelerine vurulduğu söyleyebilirim.. Onun kitaplarını okumak , içimdeki kara kutuya dokunuyor , kaygılar, korkular tekrar yüzeye cıkıyor sanki..
2- cok basıt 2 kelimelik bir cumle. Bu kadar .. Mwx Frısch bunu öyle bir yerde kullanıyor ki çarpışıp kalıyorum.. Onun soylemesi anlamlı hale getiriyor.
3- Hayranlık duyuyorum. Zekasına, farklı tarzına .. Onu okurken, keşke tanısaydım onu zamanda yolculuk yapıp kafasına , hayatına şöyle bir dalmak isterdim..
Saymakla bitmez..
Kısaca kitap herkes icin mi bilmiyorum ama
Ben çok sevdım.
Yazara mavi sakal sonrasında günlükleri ile devam edeceğim.