·123 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Kasım 2020 04:11 Akıcı ve sade dili sayesinde bir günde okunabilen bir kitap Varoluşçuluk. Buradan kitabın "çerezlik" olduğu fikri çıkarılmasın çünkü her kelimesini anlayarak, anladıklarınızı düşünce dünyanız ile birleştirerek okuduğunuzda size çok şey katacak. Henüz kitaba başlamadıysanız not alarak okumanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca ön hazırlık olarak Kierkegaard'ın "Ölümcül Hastalık: Umutsuzluk" kitabına göz gezdirirseniz Tanrıtanımaz Sartre'ın fikirlerinin temelinde bu depresif teologun ne denli yer tuttuğunu görüp şaşıracaksınız.
"İnsanda, ama yalnız insanda, varoluş özden önce gelir," diyor Sartre. Nesneler ne işe yarayacakları belirli bir şekilde tasarlanır, doğaları gereği belirli işlevleri gerçekleştirirler. İnsan doğası diye bir şeyden söz etmek ise mümkün değildir; önsel olmayan, içinde yaşanılan toplumda her gün kurula kurula oluşan evrensel bir insancıllıktan söz edilebilir ancak. İnsan edimlerine bağlı olarak kendini yaratır ancak özgür olmaya mahkumdur. Bu bağlamda Varoluşçuluk, kadercilerin tam karşısında yer alır; insana seçimleri sonucunda bir sorumluluk yükler. Sartre olumsuz özelliklerimizi doğaya bağlamak yerine onların bizden kaynaklandığını kabul etmemize "iyimser sertlik" diyor. Öyle ya; insan korkak ve zayıf olabilir ancak kendi özünü durmaksızın yeniden yaratabilme kabiliyetine sahip olduğu için bu durumu değiştirmek de kendi elindedir. Varoluşçuluk felsefesinin özünde eylem vardır.
Her şeyin merkezinde birey olmasına, toplumsallığa karşı çıkılmasına karşın Varoluşçular diğer insanlardan soyutlamaz kendilerini. Onlar, hem varoluşumuz hem de kendimizi bilişimiz için gereklidir. İnsan kendinden sorumludur, evet ama bu sorumluluk onları diğer insanlara karşı da sorumlu kılar. İnsanlığın bunaltısı işte bu sorumluluğa dayanır.
"İnsanın bir nedeni yoksa bu, kendi kendinin nedeni olmasındandır. Eğer dıştan hiçbir şey ona değer vermiyorsa bu, kendi kendinin değeri olmasındandır. Eğer bırakılmışsa bu, özgür olmasındandır... Gerçi özgürlüğün açtığı uçurumun önünde bunaltılı bir baş dönmesi duyar; ama hayatının anlamı da bu özgürlükten gelir."
İyi okumalar. ^^