Çocuklar için yazılmamış çocuk kitaplarıyla ilgili bir liste hazırlansa, başı Peter Pan çekerdi herhalde. Sonsuz çocukluğun masalsı bir anlatımı gibi gözükse de ömür boyu atlatılamayan bir travmanın dışavurumudur o.
Çok hüzünlü: James Barrie, kalabalık bir ailenin en küçük evladı. Öne çıkan pek bir özelliği yok, ağabeyi David'in gölgesinde yaşıyor. David başarılı, karizmatik ve gelecek vadeden bir çocuk iken on dördüncü yaş gününde geçirdiği bir kaza sonucunda hayatını kaybediyor. Bu kayıptan en çok anne Margeret etkilenmiş gibi gözüküyor çünkü aylarca yatağından çıkamıyor, hayattan yarı kopuk hale geliyor. Bu noktadan sonra işler hastalıklı bir hal alıyor çünkü minik James, annesini teselli edebilmek için ağabeyi David'in takım elbiselerini giyiyor. Hayatı boyunca göremediği ilgiyi bu şekilde alabildiğini fark edince bu oyunu derinleştiriyor -onun kıyafetlerini giyiyor, onun gibi konuşuyor, ıslığını bile taklit ediyor. James, adım adım David'e dönüşürken henüz gelişmekte olan kişiliğini de tıpkı bir palto gibi çıkartıp portmantoya asıyor. Elbette bu çarpık oyun sonsuza dek devam edemez. O paltoyu yeniden, ancak yirmi yaşına geldiğinde giyiyor... Ama artık, her şey için çok geç. Başarılı ve bolca alkış alan bir tiyatro yazarı olmuş ama bu onun yetişkinlerin dünyasına adapte olabildiğini mi gösterir? Hayatı boyunca yaşadığı stres ve baskıdan dolayı psikolojik cücelikten muzdarip, boyu 1.42, uzayamamış. Ağabeyinin kıyafetlerini giydiğinde onun sonsuz çocukluğunu da giyinmiş ve daha sonrasında istese de çıkaramamış. Diğer taraftan o portmantoya astığı kendi kişiliği gelişim gösterememiş. Büyümek nasıl bir yolculuktur? Barrie bunu asla bilemedi. Fakat çocukluğun nasıl bir yolculuk olduğunu herkesten iyi biliyordu çünkü sonsuza dek hapsolduğu bir eşikti çocukluk. Çocukluğa