Gönderi

‘Ben bir insan değil, bir bıçağım.’
10/10
·336 syf.··
2020 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2020 16:06
Ellerim hâlâ titriyor. Hayatım boyunca okuduğum ancak bir kaç eserde hissettiğim; tuhaf, ezici, derin ve hastalıklı bir hisse sürükledi bu eser beni. Beni götürdüğü yolculukta, peyderpey kalbimin kapılarını açıp, ellerimden göğsüme iletken bir yol oluşturdu. Bu neredeyse elle tutulabilen bağı tüm yolculuk boyunca koparmak bir yana, sürekli besledi. Büyüttü. Bir süre sonra kalbimin Atsineği’nin kalbiyle bir attığını, onunla öfke nöbetleri geçirip, onunla mutluluğa gark olduğumu, onunla aşık olup, onunla endişe ve korkuya gömüldüğümü, o ağır fiziksel işkencelere maruz kalırken, kollarımı bacaklarımı nereye koyacağımı bilemediğimi, ruhu acıyla kıvranırken, ellerimden kalbime giden bu iletken yolun alev alıp, beni de kendisiyle birlikte yaktığını hissettim. Böyle bir şey mümkün müdür? Okurken bu hislerin yoğunluğuna dayanamayıp, o bağı koparmak için elinden bırakmak ister mi insan kitabı? Yine de koparamaz, o kopmaz bağ süregider. Siz ondan uzaklaştıkça o bağ gerilir, gerilir, gerilir. Canınızı yakar, acıtır. Ama asla kopmaz. Öyle. O iletken yol, bağ kuvvetlendikçe daha güçlü çeker kendine sizi. Öyle. Gitmek ister, uzaklaşmak istersiniz, ama o bir Atsineği gibi peşinizi bırakmaz. Öyle. 19. Yüzyıl, siyasi çalkantılarıyla tüm sanat dalları gibi Edebiyat için de altın değerinde bir yüzyıl. İrlandalı yazar Ethel Lilian Voynich’in bu dönemde en tanınmış, en çok okunmuş ve basılmış, devrimci çevrelerde okutulmuş eseri Atsineği ile; Arthur’la, Gemma’yla, Cesare’la, Montenelli’yle ve diğerleriyle tanışacak; bu karakterlerle affetmenin imkânsızlığını, intikam duygusunun kaçınılmazlığını, vicdanın ağır yükünü, bir babanın oğluna duyduğu sevgiyle, Tanrı’ya duyduğu o kopmaz bağ arasında kalıp bocalamasını, yaşamak tutkusunu dâhi söndürebilen, bir yaşamın üzerine kurulabileceği kin duygusunu, acı çekmenin sınırlarını ve o sınıra gelen bir insanın yapabileceklerini okuyacaksınız. Eserin bir ‘taraf’ı yok. Savunduğu bir ideoloji yok. Tuttuğu bir karakter yok. Sırlar yok. Öyle dürüst, öyle samimi kaleme alınmış ki; gözlerle değil gönülle okutuyor kendini. Öylesine insana ait, öylesine insanca. Her okur için aynı şey olmayabilir. Fakat bir puzzledaki kayıp parça gibi oturdu benim ellerime bu kitap. Öyle. Son sayfayı kapatmama rağmen; o iletken bağ hâla ince ince sızlıyor. Öyle. Bir çığlığın son bulması gibi bitmiş, fakat yankıları süren, yolcuyu sersemletmiş bir yolculuk bu. Öyle. Hoşgörülü. Hüzünlü. Kıpkırmızı. ‘Ben bir insan değil, bir bıçağım. Yaşamama izin verirseniz bıçağı onaylayacaksınız.’ Not; Birlikte dinlenilmesi önerilir: youtu.be/QDW4VJGKLAQ
Edebiyat
AtsineğiEthel Lilian Voynich · Yordam Edebiyat · 20202,312 okunma
·
823 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
10 ilə yaxın müddət keçdi artıq kitabı oxuduğum zamanın üzərindən, lakin hiss etdirdiyi duyğular, acı, heyrət, təəssüf, sevinc, kədər, ağrı, sevgi ölümü qəbullana bilməmək və s.. hələ də təp təzədi, hələ də Artur hər ağlıma gəldiyində içimdə dəhşətli bir ağrı, bir kədər oyanır. Arturun bütün yaşadıqlarını özüm yaşamış kimi hiss etmişdim. İndi incələmənizi oxuduğum zaman eyni əsərdə eyni duyğuları hiss etmişik kimi gəldi mənə. Yenidən xatırlatdı sevimli qəhramanımı mənə yazınız. Buna görə çox təşəkkürlər. 💝🤗👍 Bu əsər məhz bu qədər dərin duyğular yaşatdığı üçün mənim şahəsərimdir. Hər il ən azı 1 dəfə yenidən vərəqləyirəm 💝💝💝
Nurcan Şeyma
Gönderi Sahibi
İnsan kendinden bir şeyler bulduğu eserlerle daha bir bağ kuruyor gerçekten, aynı hisleri yaşatmış kitap bize, çok memnun oldum.. pek samimi yorumunuzu yüzümde bir gülümsemeyle okudum. Çok tatlısınız. İncelememi okuyup yorum yaptığınız için asıl ben teşekkür ederim🥰❣️
İncelemenizden yıllar sonra bu kitapla, çokça değer verdiğim bir arkadaşım sayesinde tanışıp güçlü bir bağ kurmuşken incelemenize denk geldim. İçimdeki bu hisleri neredeyse birebir tasvir etmişsiniz. Çok güzel olmuş, ellerinize sağlık.
Nurcan Şeyma
Gönderi Sahibi
Zaman ayırıp okuduğunuz için ben teşekkür ederim☺️🙏🏻
İncelemeniz de, adeta okuduğunuz kitabın içinden bir bölümmüş gibi dile getirilmiş, öylesine etkileyici. Her zaman hayran oluyorum; okuduğunu böylesine içselleştirip, sonra böyle güzel bir şekilde dile getirebilenlere. Ve bundan da şu sonuca varıyorum kolaylıkla; böyle güzel bir anlatım sahibi olanlar, kolaylıkla kendileri de bir kitap yazabilme arifesinde olan yeteneklerdir.
Nurcan Şeyma
Gönderi Sahibi
Zaman ayırıp okuduğunuz için ben de teşekkür ederim.
Çok güzel bir inceleme olmuş 🙂 tebrik ederim 👏👏👏
Nurcan Şeyma
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim😊