Gönderi

Bütün Alıntılar
130 Pireler kendi uzunluklarının 130 katı yükseğe zıplayabilir 13 41 Her bir günde keşfedilen yeni türlerin sayısı. 13 Bir yıldırımın ilettiği ısı, Güneş’in yüzeyinden 5 kat sıcak olabiliyor. 13 BEYİN DALGALARI YAŞA GÖRE DEĞİŞİYOR Rotman Araştırma Enstitüsü’nde gerçek￾leştirilen çalışmada genç ve yaşlı insanların beyin dalgaları incelendi ve iki grubun beyin dalgalarının birbirinden farklı dalga örüntü- süne sahip olduğu görüldü. Bulgular, beynin öğrenme ve hafızayla ilişkili birimi hipokampus başta olmak üzere hafızayla ilişkili ana birimlerin ritmik aktivitesinde yaşlanmayla beraber büyük değişimler oluştuğunu gösterdi. Yavaş yayı- lan beyin dalgalarının güçlü bir hafıza, hızlı yayılanlarınsa dikkat seviyesinin yüksek olduğunu gösterdiği biliniyor. Araştırmada, gençlerin beyninde hafızayla ilgili süreçler￾de teta dalgalarının (yavaş), yaşlılardaysa daha çok alfa dalgalarının (daha hızlı) görüldüğü raporlandı. 13 Kendini Onaran Beton Galler’deki Cardiff Üniversitesi araş- tırmacıları kendi kendini onaran beton geliştirdiler. Her biri farklı şekilde onaran üç onarım teknolojisini kullanan araş- tırmacılar, şimdi bunlardan hangisinin daha etkili olduğunu görmek için testlere başladı. Testler başarıyla tamamlanırsa bu üçü bir araya getirilip tek bir teknoloji olarak kullanılacak. Zarar gören bölgeye hücum ederek onarıma başlayan şekil değiştirebilen akıllı malzeme ve hasar anında kalsiyum karbonat üreten bir bakterinin kullanıldığı bu olağanüstü teknoloji, betonun zarar gördüğü noktada hemen onarılmasını sağlıyor. 13 Mutluluğun İzi Bulundu Kısaca Hayata hep olumlu tarafından bakmaya eği￾limliyseniz büyük ihtimalle beyninizin dörtgen lopçuğundaki gri madde sayısı çok yüksek. Kyoto Üniversitesi’nde yürütülen araştırmada gönüllülerin beyinleri MRI ile görüntülenirken kendilerine, genelde ne kadar mutlu bir insan oldukları, hayata nasıl baktıkları soruldu ve duygu￾sal yoğunluklarını tanımlamaları istendi. Mutluluk endeksi çıkarılan gönüllüler içinde en yüksek pua￾na sahip olanların, beyinlerinin bu biriminde yoğun oranda gri madde olduğu tespit edildi. Beynin iki lobu arasında kalan bu birim sıkça duyduğumuz bir bölge değil. Araştırmayı yöneten Wataru Sato, “Mutlu olmanın bilimsel olarak ne anlama geldiği￾ni tespit etmiş olduk,” diyor. Araştırmacılar şimdi “Daha mutlu bir insana dönüşmek için kendimizi eğitebilir miyiz?” so￾rusuna yoğunlaştılar. Sato sonuçları şöyle özetliyor: “Birçok araştırmada gördük ki meditasyon yapmak, beynin bu birimindeki gri maddeyi artırıyor. Elde ettiğimiz bulgular mutlulu- ğun da buradaki gri madde yoğunluğuyla bir ilişkisi ol￾duğunu gösterdi. Öyleyse bu bilimsel çalışmalardan yola çıkıp daha mutlu bir insana dönüşme ihtimalimiz var demektir.” 14 3682 m Okyanusların ortalama derinliği 16 Güvercinler Kanseri Tespit Edebiliyor! California Üniversitesi araştırmacılarının eğittiği Davis isimli güvercin, meme kanserini görüntülemek için çekilen mamograma bakarak kanserli hücreyi tespit edebiliyor. Sadece iki hafta eğitilen güvercin, başarıyla gerçekleştirdiği her tespitten sonra yiyecekle ödüllendirildi. Şaşırtıcı olanı şu; mamografi cihazıyla çekilen X-ışını görüntüsüne bakan eğitimsiz bir gözün, tümör çok belirgin değilse bunu tespit edebilmesi neredeyse imkansız. Hatta radyologların bile tespit etme oranı %85 civarında. Ama bu güvercin tıpkı bir insan gibi mamogramı inceleyip %85’lik oranı tutturabiliyor. Araştırmacılardan Edward Wasserman, “Son 50 yılda güvercinlerle yapılan araş- tırmalarda, farklı kişilikleri ve insanların yüzlerindeki duygusal ifadeleri kolayca ayırt edebildikleri görüldü. Hatta alfabe￾deki harfleri ve kendilerine gösterilen bir tablonun Monet’ye mi yoksa Picasso’ya mı ait olduğunu bile seçebiliyorlar. Görsel hafızaları öyle kuvvetli ki 1.800 farklı görüntüyü hafızalarında tutma kapasitesine sahipler,” diyor. Yıllar süren eğitimlerine rağmen hekimler bile bazen mamograma ba￾kınca sonuçları yanlış yorumlayabiliyor. Güvercinlerin gösterdiği bu üstün başarı, araştırmacıların ifade ettiği şekliyle; gelecekte medikal görüntüleme sonuçları için kullanılabileceklerini gösterdi. 16 SU SESİNİN UYKU GETİRDİĞİ DOĞRU MU? Evet İnsanların birçoğunda suyun sesi, ister sahildeki dalgalar yoluyla duyulsun, ister bir havuz fıskiyesinden, genelde rahat￾latıcı bir etki yaratır. Bunun bir sebebi, beynimizin seslere verdiği tepkide yatıyor. Çığlık ya da saatin alarmı gibi bazı sesler beyinde müthiş bir uyarıcı etki yaratıp, durumu tahlil etmeye yönelik karmaşık işlemlerin başlamasına sebep olmakta. Diğer taraftan, örneğin rüzgarın ya da dalgalarınki gibi hiçbir tehdit içermeyen sesleri duyuyorsak, bu sese odaklanmayıp onu arka plana ait bir öğe gibi algılıyoruz. Yani aslında duyuyor olsak da beynimiz o ses için bir işlem gerçekleştirmediği için bir bakıma duymazdan geliyoruz. Aslında seslerin türü, beynimizin uyanık kalıp kalmamak arasında bir seçime gitmesiyle sonuçlanmakta. Bu yüzden tehdit içerme￾yen arka plan sesleri eşliğinde rahatlıkla uyuyabiliriz. Su sesinin rahatlatıp uyku getirmesi￾nin bir diğer sebebi de şu; ses yüksekse, örneğin okyanus kıyısında dalgaların sahile vuruşunu dinliyorsanız, tehdit içer￾mediğini bilen beynimiz, ortamdaki diğer gürültülü sesleri kamufle edip bu sese odaklanıyor. Dolayısıyla diğer seslerin susmuş olması da yine zihnin rahatlayıp uyku evresine geçmesiyle sonuçlanıyor. 96 TAVŞANLARIN, KAFALARININ ARKASINI DA GÖREBİLDİKLERİ DOĞRU MU? Evet 97
Bilim
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.