Puan vermedi·230 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Kasım 2020 23:33 MADE İN TURKEY»
yazarın ikinci mizah öyküleri kitabıdır.
Kitaptaki İTİN AĞASI adlı öykünün başına eklenmiş olan İTİN AĞASI ADLI ÖYKÜNÜN SOSYO - POLİTİK VE EKONOMİK PEK ÇOK İLGİNÇ ÖYKÜSÜ başlıklı yazı hakkında yazar, şöyle demektedir :
İTİN AĞASI adlı öykü, gerek basında, gerekse Parlâ
mentoda büyük gürültülere yol açmıştır. Bu gürültü, yıllarca sürmüştür. Bence, bu öykünün öyküsü, asıl öyküden daha da ilginçtir. Vaktiyle, Aziz Nesin'in yönettiği Zübük adlı gazetede yayımlanmış olan bu öyküden devrimci öğretmenlerin güç almağa çalışması, bugünkü toplumsal düzenden çıkarı bulunan kişi ve çevreleri dehşetli ürkütmüş
tür. Milliyetçiliğin, vatanseverliğin, köy sevgisinin, köyü ve
köylüyü bugünkü durumuyla sevmek demek olduğunu sananlar, İTİN AĞASI adlı öykünün anlatmak istediklerinden
korkuya kapılmışlardır. Bunlar, elbette ki, balını yemesini bilmedikleri arıyı, iğnesinden ötürü öldürmeğe kalkışanlardır.
Öyküdeki köylü Cemal Ağa ile 27 Mayıs'ın lideri Cemal Gürsel'i yanyana getirerek çirkin sonuçlar çıkaranlar ve bu sonuçları, biz devrimcileri sindirmek için bir silah gibi kullananlar, bu ülkeye, bu emekçi halka, en az, işbirlikçi dediklerimiz, faşist dediklerimiz, gerici dediklerimiz kadar zararlı olmaktadırlar. Bu kişileri kendi sözleri ve eylemleriyle
yakalarından tutup ışığa çıkarmak, biz devrimcilerin görevimizdir. Ne çekiyorsak, bu bölmeli kafalar'dan çekiyoruz.
İTİN AĞASI ADLI ÖYKÜNÜN ÖYKÜSÜ, bence, bu bakımdan çok ilginçtir. O yazıda herkes, okur karşısına kendi yü
zü, kendi kimliğiyle çıkmaktadır. Devrimci öğretmenin çevresinde küçük bir köy kesiti niteliği taşıyan minicik bir öykünün başında yaratılan ve yıllarca süren gürültünün basjna yansımış olanından birazını aldım ve öykünün başına
koydum. / Bu kadarı bile, kimlerle savaşılması gerektiğini
gösterir kanısındayım.»
AĞLAMA DUVARI adlı yazının kitaba niçin alındığı konusunda da Korkmazgil şöyle demektedir :
«AĞLAMA DUVARI, elbette ki, alışılmış öykülerden
değildir. Buna, ilk bakışta, öykü demek bile güçtür. Peki ama, öykü nedir ? 1967 başında Dost dergisinde yayımlanmış olan, bir gerçeği ortaya çıkarmağa çalıştığı gibf, bol
bol da kahkahaya yol - açan bu yazının bu kitaba girmesini ve okura ulaşmasını yararlı buldum. AĞLAMA DUVARI'-
na öykü değil demek hiçbir anlam taşımaz. Bence, bir konu
çevresinde edilmiş birtakım sözleri eğlenceli bir dille eleş
tirirken, birtakım gerçekleri de alttanalta söylemeğe, belirtmeğe çalışan, geliştirmeği çok istediğim bir öykü türüdür
bu. Edebiyatımızda pek örneği yoktur sanıyorum. Kimilerinin mizah şaheseri dediği bu yazıyı kitaba alırken, yazının
ilk yayımlandığı Ocak 1967'de olduğu gibi, birtakım kimselerin düşmanca davranışlarıyla yeniden karşılaşacağımı da
iyi biliyorum.»