Gönderi

Sil Baştan
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2020 443. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 23:27
Bir gün yolda yürürken karşıma Alaaddin’in cini çıksa ve bana bir dilek hakkım olduğunu söylese çok fazla düşünmez milli eğitim sistemini istediğim gibi düzeltebilme yetkisi isterdim. İşe yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere iki farklı hareket planı oluşturmakla başlardım. Yurtiçi hareket planı için öncelikle çocuklarımızın öğrenme alışkanlıklarını, mevcut eğitim sisteminin çocuklarımız üzerindeki etkisini ve eksik taraflarını saptayabilmek için, eğitim uzmanlarından ve pedagoglardan oluşan bir kurula bilimsel bir analiz yazılımı hazırlatırdım. Daha sonra oluşturduğum 20 ekibi 3 ay boyunca yurdun dört bir köşesine yollayarak bu analiz yazılımı yardımıyla ülkemizdeki eğitim ve öğrenci profilini sahada gözlemleyerek tam anlamıyla milli eğitimin röntgenini çekerdim. Bu saha analizinin bilimsel sonuçlar üretebilmesi çok önemli olduğundan, kullanılacak metodoloji için gerekirse sadece ülkemizin değil dünyanın en iyi eğitim uzmanlarından yardım alırdım. Saha araştırması sürerken aynı anda Güney Kore, Japonya, Kanada ve Finlandiya gibi eğitimde başa güreşen ülkelerdeki eğitimi analiz edecek 10 ayrı yurtdışı ekibi oluştururdum. Bu ekiplerden (ilgili ülkelerin hükümetlerinden de yardım alarak) gelişmiş ülkelerdeki eğitim sistemleri hakkında detaylı bir araştırma raporu hazırlamalarını isterdim. Analizler bitince yurtiçi ve yurtdışı ekiplerini bir araya getirerek uzun süreli dev bir çalıştay organize ederdim. Günümüze gelinceye kadar milli eğitimde yapılan hatalar ve bunların sonuçlarının da konuşulduğu bu dev çalıştayın sonunda mümkün mertebe tüm uzmanların hemfikir olduğu, gerçek bir milli eğitim sistemi oluştururdum. Bağımsız kurum ve kuruluşlar tarafından denetlenebilmesini sağlayacak bir şeffaflığa da sahip olacak bu sistemin sürekli güncel kalabilmesi için de gerek gelişmiş ülkeler, gerekse ülkemizdeki eğitim sistemini sürekli takip edip bunu daha da iyileştirebilecek uzmanları Milli Eğitim Bakanlığı’nda işe alırdım. Sonuçta Alaaddin’in cini karşıma çıktığına çıkacağına pişman olurdu. Gerçekten de yapacak ne çok iş var değil mi?
Bilim
Popular Science Türkiye - Sayı 49 (Mayıs 2016)Popular Science Türkiye Dergisi · Doğan Burda Dergi · 201620 okunma
·
1 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Artık Alaaddin'in cinine kaldı ülkemiz :))